{"id":48144,"date":"2025-04-05T13:34:00","date_gmt":"2025-04-05T10:34:00","guid":{"rendered":"https:\/\/denizcankizil.tr\/uncategorized-tr\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/"},"modified":"2025-04-05T13:34:00","modified_gmt":"2025-04-05T10:34:00","slug":"mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/","title":{"rendered":"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130!"},"content":{"rendered":"<p>\u2018Gitmeye de\u011fer yerlerin kestirmesi yoktur.\u2019 Paulo Coelho<\/p>\n<p>Etimolojik k\u00f6keni itibar\u0131yla ve en basit tan\u0131m\u0131yla demokrasi halk\u0131n egemenli\u011fi demektir. Demokrasiyi, tek bir ki\u015finin egemenli\u011fi olan monar\u015fiden, en iyinin egemenli\u011fi anlam\u0131na gelen aristokrasiden, az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n egemenli\u011fi olarak tan\u0131mlanan oligar\u015fiden ay\u0131rt eden \u00f6zelli\u011fi budur.<\/p>\n<p>Demokrasinin yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen y\u00f6netim bi\u00e7imlerinden farkl\u0131 olan \u00f6nemli bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi ise negatif karakteridir. Zira \u00e7o\u011funlu\u011fun egemenli\u011fi olan demokrasi, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kimin y\u00f6netece\u011finin belirlenmesinden, halk\u0131 y\u00f6netime ortak etmenin ve iktidar\u0131n me\u015fruiyetinin kayna\u011f\u0131 olan se\u00e7imden daha fazla \u015feyleri ifade eder. Ki bunlar\u0131n en ba\u015f\u0131nda: halk\u0131 zorbal\u0131ktan korumak ve \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131, yani kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ilkesi; y\u00f6netimde keyfili\u011fi \u00f6nlemek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n hukukla ba\u011flanmas\u0131, yani anayasac\u0131l\u0131k: devletin asli g\u00f6revlerinden olan adaleti sa\u011flayacak ba\u011f\u0131ms\u0131z ve tarafs\u0131z yarg\u0131 organ\u0131n\u0131n hayat verece\u011fi ve devletin di\u011fer organlar\u0131n\u0131n her ko\u015fulda ba\u011fl\u0131 olaca\u011f\u0131 hukukun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ilkesi; farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerin ve inan\u00e7lar\u0131n kurucu unsur olarak kabul edilmesi; bunun gere\u011fi olarak az\u0131nl\u0131kta olanlar\u0131n hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerine sayg\u0131 duyulmas\u0131 ile bunlar\u0131n korunmas\u0131; siyasi ve ahlaki e\u015fitlik \u00fczerine kurulu politikalar\u0131n takip edilmesi; idari ve mali y\u00f6nden \u015feffaf bir y\u00f6netimin olmas\u0131 gelir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019yi s\u00fcratle demokrasiden, hukuktan, hukuk devleti olmaktan uzakla\u015ft\u0131ran, devleti ve siyasal iktidar\u0131 ki\u015fiselle\u015ftiren b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n, siyasal ve hukuksal alana bir yans\u0131mas\u0131 vard\u0131r. Bu yans\u0131man\u0131n siyaset dilindeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u2018me\u015fruiyet krizi\u2019dir.<\/p>\n<p>Latince \u2018legitimare\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcnden t\u00fcretilen me\u015fruiyet kavram\u0131 genel olarak \u2018yasall\u0131k\/hukukilik\u2019 anlam\u0131na gelir. Siyaset felsefecilerinin ahlaki ve rasyonel bir ilke olarak kabul ettikleri me\u015fruiyet kavram\u0131, yurtta\u015flar\u0131n siyasal itaat y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Bu anlamda me\u015fruiyet bir kural sistemine, yani hukuksal ve anayasal sisteme itaat etmeye r\u0131za g\u00f6stermektir. \u00d6yle ki, merkezinde \u2018halk\u0131n r\u0131zas\u0131\u2019 olan me\u015fruiyetin varl\u0131\u011f\u0131yla yurtta\u015flar; devlete sayg\u0131 g\u00f6stermeye, devletin yasalar\u0131na itaat etmeye, siyasal iktidar\u0131n otoritesini kabullenmeye kendilerini mecbur hissederler.<\/p>\n<p>Alman iktisat\u00e7\u0131 ve toplumbilimci Max Weber\u2019e g\u00f6re siyasal me\u015fruiyetin kayna\u011f\u0131, bu ba\u011flamda yurtta\u015flar\u0131n bir rejime itaat etmelerini sa\u011flayan nedenler farkl\u0131 ve de\u011fi\u015fiktir.<\/p>\n<p>Weber\u2019e g\u00f6re ilk siyasi me\u015fruiyet tipi gelenek ve g\u00f6renekler \u00fczerine temellendiri\u015fmi\u015f olan ve her zaman mevcut oldu\u011fu i\u00e7in me\u015fru kabul edilen \u2018geleneksel me\u015fruiyet\u2019tir. (Andrew Heywood. (1997) Politics. Macmillan Press Ltd. Sayfa: 194)<\/p>\n<p>Weber\u2019in geli\u015ftirdi\u011fi ikinci me\u015fruiyet bi\u00e7imi \u2018karizmatik me\u015fruiyet\u2019tir. Bu me\u015fruiyette y\u00f6netenin otoritesi, y\u00f6netenin ki\u015fili\u011finde mevcut olan g\u00fcce, yani karizmaya dayan\u0131r. Teolojik bir kavram olan karizma \u2018Tanr\u0131 vergisi\u2019 anlam\u0131na gelir. Sosyo-politik bir kavram olarak karizma, di\u011fer insanlar \u00fczerinde psikolojik a\u00e7\u0131dan denetim kurmak suretiyle liderlik olu\u015fturma yetene\u011fi olan cazibe veya ki\u015fisel g\u00fc\u00e7 demektir. Bu me\u015fruiyet bi\u00e7iminde lider, yan\u0131lmaz ve tart\u0131\u015f\u0131lmaz bir \u00f6nder, bir mesih, halk ise lidere itaat etmek zorunda olan muritlerdir. (Andrew Heywood. (1997) Politics. Macmillan Press Ltd. Sayfa: 192-193-195)<\/p>\n<p>Weber\u2019in kabul etti\u011fi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc me\u015fruiyet tipolojisi, modernle\u015fme s\u00fcrecinde ortaya \u00e7\u0131kan ve o nedenle modern devletlerde g\u00f6r\u00fclen, dolay\u0131s\u0131yla 20 ve 21. Y\u00fczy\u0131llar\u0131n me\u015fruiyet bi\u00e7imi olan \u2018yasal-rasyonel me\u015fruiyet\u2019tir. (Andrew Heywood. (1997) Politics. Macmillan Press Ltd. Sayfa: 192-193-195)<\/p>\n<p>Bu me\u015fruiyet bi\u00e7iminde y\u00f6neten, y\u00f6netme otoritesini yasalarda a\u00e7\u0131k\u00e7a tan\u0131mlanm\u0131\u015f olan kurallardan al\u0131r. Yani me\u015fruiyetin kayna\u011f\u0131 hukuktur, ba\u015fta Anayasa olmak \u00fczere, Anayasaya uygun olarak y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konulmu\u015f olan yasalard\u0131r. Y\u00f6neten irade yetkilerini mevcut olan kurallardan, yani hukuktan al\u0131r, devleti bu kurallara g\u00f6re y\u00f6netir. Hukukun koydu\u011fu kurallar y\u00f6neten konumunda olanlar\u0131 ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 ve s\u0131n\u0131rland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in y\u00f6neten her istedi\u011fini yapamaz, keyfi davranamaz.<\/p>\n<p>Demokratik rejimlerde adil ve \u00f6zg\u00fcr bi\u00e7imde yap\u0131lan se\u00e7imler sonucunda halk\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funun deste\u011fini alan bir siyasi parti iktidar olur ve devleti y\u00f6netme yetkisini kazan\u0131r. Bu yolla kazan\u0131lan y\u00f6netme yetkisi\/otoritesi Weber\u2019in tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle \u2018yasal-rasyonel me\u015fruiyet\u2019tir. Ne var ki, iktidara geli\u015f bi\u00e7imiyle yasal ve me\u015fru olan iktidar, iktidarda kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre i\u00e7inde de icraatlar\u0131yla, yapt\u0131klar\u0131 ve yapmad\u0131klar\u0131yla Anayasa\u2019ya, yasalara, hukuka, hukukun evrensel kurallar\u0131na, taraf oldu\u011fu uluslararas\u0131 s\u00f6zle\u015fmelere uygun davranmak zorundad\u0131r. Yani sadece iktidara geli\u015f bi\u00e7imiyle de\u011fil, iktidarda kal\u0131\u015f bi\u00e7imiyle, iktidar olarak yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015f ve icraatlar ile de yasal-rasyonel olmak zorundad\u0131r.<\/p>\n<p>Aksi halde, yani halk taraf\u0131ndan kabul g\u00f6rmeyen siyasalar i\u00e7inde oldu\u011fu takdirde, me\u015fru olarak kazand\u0131\u011f\u0131 siyasi otoritesinin yasall\u0131\u011f\u0131, hukukili\u011fi, me\u015fruiyeti sorgulan\u0131r hale gelir. Me\u015fruiyetin sorgulanmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan me\u015fruiyet kayb\u0131 gelir. Zira iktidar halk\u0131n r\u0131zas\u0131na dayan\u0131r, halk\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131n sona erdi\u011fi durumda, iktidar da me\u015fruiyetini yitirir.<\/p>\n<p>Me\u015fruiyeti zora giren ve sorgulan\u0131r hale gelen iktidarlar\u0131n ba\u015fvuraca\u011f\u0131 en \u00f6nemli ara\u00e7 bask\u0131, sistematik korkutma ya da a\u00e7\u0131k \u015fiddete yol a\u00e7an boyun e\u011fdirmedir. Bask\u0131n\u0131n amac\u0131, kitleleri siyasetin d\u0131\u015f\u0131nda tutmak, onlar\u0131 ifade ara\u00e7lar\u0131ndan yoksun b\u0131rakmak, bu suretle iktidar\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesini sa\u011flamakt\u0131r. Bu siyasi ara\u00e7larla oldu\u011fu kadar psikolojik ara\u00e7larla da yap\u0131l\u0131r. Bask\u0131c\u0131 rejimler, yaratt\u0131klar\u0131 korku iklimiyle; se\u00e7imleri, partileri, sivil toplum \u00f6rg\u00fctlerini, yaz\u0131l\u0131 ve g\u00f6rsel bas\u0131n\u0131, yarg\u0131y\u0131, b\u00fcrokrasiyi ya zay\u0131flatarak i\u015f yapamaz hale getirirler ya da ortadan kald\u0131r\u0131rlar.<\/p>\n<p>Aile ili\u015fkilerinden, arkada\u015fl\u0131k, dostluk gibi ki\u015fisel ili\u015fkilerde, \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n gerek birbirleriyle gerekse i\u015fverenleriyle olan ili\u015fkilerinde, \u015firket ortaklar\u0131n\u0131n ve payda\u015flar\u0131n\u0131n gerek kendi aralar\u0131ndaki ili\u015fki de, gerekse m\u00fc\u015fterileriyle olan ili\u015fkilerinde, her t\u00fcrden ticari ve ekonomik ili\u015fkide, ulusal ve uluslararas\u0131 ili\u015fkiler ile k\u00fcresel ekonominin i\u015fleyi\u015finde oldu\u011fu gibi siyaset ve y\u00f6netim biliminde, yani se\u00e7en se\u00e7ilen ili\u015fkisinde en \u00f6nemli unsur g\u00fcvendir.<\/p>\n<p>Kendisini ilke merkezli ya\u015fam ve liderli\u011fin \u00f6\u011fretilmesine adam\u0131\u015f olan y\u00f6netim ve ya\u015fam gurusu Dr. Stephen R. Covey, \u2018G\u00fcven\u2019 diyor ve \u015f\u00f6yle devam ediyor; \u2018G\u00fcven yaln\u0131zca g\u00fcvenilirli\u011fin meyvesi de\u011fildir; ayn\u0131 zamanda motivasyonun da k\u00f6k\u00fcd\u00fcr. En y\u00fcksek motivasyon bi\u00e7imidir.\u2019<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde g\u00fcven, sadece ahlaki bir de\u011fer, bir i\u00e7 ses de\u011fil, emek kadar, sermaye kadar, \u00fcretim kadar aziz bir \u015feydir, elle tutulur, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr bir \u015feydir, somut bir \u015feydir. Ticarette olsun, ekonomide olsun, siyasette olsun hemen her \u015feyi etkileyen, de\u011fi\u015ftiren bir \u015feydir. En \u00f6nemlisi gitti mi asla geri gelmeyecek ve onar\u0131lamayacak olan bir \u015feydir. Aile ili\u015fkilerinde de, arkada\u015fl\u0131k dostluk ili\u015fkilerinde de, i\u015f ili\u015fkilerinde de, ticari ya\u015famda ve nihayet siyasi ya\u015famda gitti mi bir daha geri gelmeyecek olan bir \u015feydir.<\/p>\n<p>Benim bu yaz\u0131y\u0131 yazmaktan amac\u0131m, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n ya\u015fayan en \u00f6nemli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinden birisi olan Jurgen Habermas\u2019\u0131n, sosyolojik ve siyasal \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndan birisi olan kapitalist toplumlar\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya olduklar\u0131 veya daha hen\u00fcz olmasalar dahi, bir g\u00fcn kar\u015f\u0131la\u015fmalar\u0131 olas\u0131 bulunan kriz e\u011filimleri konusundaki g\u00f6r\u00fc\u015f ve de\u011ferlendirmelerini sizinle payla\u015fmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu payla\u015f\u0131mda a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak, \u0130ngiliz siyaset bilimci David Held\u2019in T\u00fcrk\u00e7eye \u00e7evrilmemi\u015f olan \u2018Political Theory and The Modern State\/Siyasal Teori ve Modern Devlet\u2019 isimli kitab\u0131nda yer alan ve David Held\u2019in John B.Thomson ile birlikte kaleme ald\u0131klar\u0131 \u2018Crisis Tendencies, Legitimation and The State\/Kiriz E\u011filimleri, Me\u015fruiyet ve Devlet\u00a0\u2019 isimli makalenin geni\u015fletilmi\u015f ve d\u00fczeltilmi\u015f versiyonu olan \u2018Legitimation Problems and Crisis Tendencies\/Me\u015fruiyet Problemleri ve Kriz E\u011filimleri\u2019 isimli makaleyi izleyece\u011fim.<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n krizler \u00fczerine olan \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, kendisinin \u2018ge\u00e7 kapitalizm\u2019 olarak nitelendirdi\u011fi sosyolojik ve siyasal olgunun incelenmesi \u00fczerinedir. Habermas\u2019a g\u00f6re \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 alt sistemler olan, yani ekonomik, siyasal ve sosyo-k\u00fclt\u00fcrel nedenlere ba\u011fl\u0131 bulunan ve sistem krizleri olarak isimlendirilen iki \u00e7e\u015fit kriz vard\u0131r: \u2018Ekonomik Kriz\u2019, \u2018Rasyonalite Krizi.\u2019 Bu krizler de kimlikleri temelinde ikiye ayr\u0131l\u0131r: \u2018Me\u015fruiyet Krizleri\u2019 ve \u2018Motivasyon Krizi.\u2019<\/p>\n<p>Habermas\u2019a g\u00f6re, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kapitalist toplumlar bu d\u00f6rt ihtimalden birisi olan kriz e\u011filimlerinin tehdidi ve tehlikesi alt\u0131ndad\u0131r. Bu durum asl\u0131nda kapitalist toplumun temel \u00e7eli\u015fkisinin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir sonucudur. \u00d6yle ki, di\u011fer fakt\u00f6rler e\u015fit oldu\u011funda, ya t\u00fcketilebilir de\u011ferler gerekli miktarda \u00fcretilmedi\u011fi i\u00e7in ekonomik kriz vard\u0131r veya gelecekteki rasyonel kararlar gerekli miktarda al\u0131nmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in rasyonalite krizi vard\u0131r veya genel motivasyon gerekli miktarda \u00fcretilmedi\u011fi i\u00e7in me\u015fruiyet krizi vard\u0131r; ya da faaliyet motivasyonunun anlam\u0131 gerekli miktarda yarat\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in motivasyon krizi vard\u0131r. Buradaki gerekli miktarda ifadesi, alt sistem \u00fcr\u00fcnleri anlam\u0131nda \u00f6l\u00e7\u00fcy\u00fc ve miktar\u0131 ifade eder: ki bunlar \u2018de\u011fer, idari karar, me\u015fruiyet ve anlam\u2019d\u0131r.<\/p>\n<p>Habermas, Marks\u2019\u0131n geli\u015fmi\u015f kapitalist toplumlar\u0131n krize e\u011filimli olduklar\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne kat\u0131lmakla birlikte, bu krizin ekonomik alandan daha ziyade d\u00fc\u015f\u00fcnce ve siyaset alan\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131, bu ba\u011flamda, devletin ekonomik sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zse dahi, me\u015fruiyete ve motivasyona dair sorunlarla ve krizlerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesindedir.<\/p>\n<p>Yine Marks\u2019\u0131n kapitalizmin sonunu ekonomik krizin getirece\u011fi y\u00f6n\u00fcndeki \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcne kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan Habermas,\u00a0ge\u00e7 kapitalist \u00fclkelerde devletin bu \u00e7e\u015fit bir krizi geciktirmek ve \u00f6nlemek i\u00e7in araya girebilece\u011fini ve bunda da bir \u00f6l\u00e7\u00fcde ba\u015far\u0131l\u0131 olabilece\u011fini ileri s\u00fcrer. Ona g\u00f6re burjuvazinin \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda hareket edecek ve onun g\u00fcc\u00fcn\u00fcn dayand\u0131\u011f\u0131 ekonominin dengede kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flamay\u0131 tercih edecek olan devletin bu politikas\u0131, toplumsal dengeyi bozacak, b\u00f6ylece ekonomik kriz ertelenmi\u015f olacak ve fakat bu durum beraberinde me\u015fruiyet krizini getirecektir.<\/p>\n<p>Nitekim \u0130ngiliz siyaset bilimci Andrew Heywood, Liberte Yay\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan T\u00fcrk\u00e7eye \u00e7evrilerek \u2018Siyaset\u2019 ad\u0131yla yay\u0131nlanan \u2018Politics\u2019 isimli \u00f6zg\u00fcn eserinde, Habermas\u2019\u0131n kapitalist toplumlarda sadece halk\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131 kazanarak siyasi istikrar\u0131 sa\u011flamay\u0131 zorla\u015ft\u0131ran bir dizi kriz e\u011filimlerini tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131na i\u015faret eder. Heywood\u2019a g\u00f6re, bu gerilimin merkezinde kapitalist birikimin mant\u0131\u011f\u0131 ile demokratik siyasetin serbest b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 halk\u0131n bask\u0131s\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eki\u015fmeler ve \u00e7at\u0131\u015fmalar vard\u0131r. Esasen me\u015fruiyet krizinin temelini s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki olu\u015fturur. Zira Habermas\u2019a g\u00f6re, kapitalist ekonomiler, kar pe\u015finde ko\u015fma g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fcn dayatt\u0131\u011f\u0131 ac\u0131mas\u0131z bir yay\u0131lmac\u0131l\u0131k \u00fczerine kuruludur. Bu hususa i\u015faret eden Heywood devamla \u015funlar\u0131 yazar: \u2018Ne var ki, b\u00f6yle bir sistem i\u00e7inde me\u015fruiyeti in\u015fa etme \u00e7abas\u0131 dahilinde siyasi ve toplumsal haklar\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131, sisteme y\u00f6nelik ayn\u0131 \u015fiddette bask\u0131lar\u0131 da beraberinde getirir. \u00d6zellikle halk\u0131n da kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 demokratikle\u015fme s\u00fcreci, toplumsal e\u015fitlik y\u00f6n\u00fcnde oldu\u011fu kadar, toplumsal refah y\u00f6n\u00fcndeki taleplerin de \u00e7o\u011falmas\u0131na yol a\u00e7ar. Buna ba\u011fl\u0131 olarak devletin iktisadi ve toplumsal hayatta sorumluluklar\u0131n\u0131n artmas\u0131 ve vergilendirme ile kamu harcamalar\u0131nda g\u00f6r\u00fclen b\u00fcy\u00fck art\u0131\u015f, kar d\u00fczeylerini s\u0131n\u0131rlamak ve te\u015febb\u00fcs\u00fc k\u00f6steklemek suretiyle kapitalist birikimi engellemeye ba\u015flar. Habermas\u2019a g\u00f6re, kapitalist demokrasiler, hem sosyal g\u00fcvenlik ve refah siyasalar\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki talepleri, hem de ki\u015fisel \u00e7\u0131kara dayal\u0131 piyasa ekonomisinin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kal\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131layamaz duruma d\u00fc\u015ferler. Bu durumda, bir yandan halktan gelen bask\u0131lara kar\u015f\u0131 koymaya, di\u011fer yandan ekonomik \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f riskini g\u00f6ze almaya zorlanan bu yap\u0131daki toplumlar i\u00e7in me\u015fruiyetin tesis edilmesi giderek daha da zorla\u015f\u0131r ve hatta sonunda imkans\u0131z hale gelir.\u2019<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n me\u015fruiyet krizleri \u00fczerine olan g\u00f6r\u00fc\u015flerinin \u00f6zelli\u011fi, hem onun de\u011fi\u015fik t\u00fcrdeki kriz e\u011filimlerine olan vurgusunu, hem de kriz fikrinin yer de\u011fi\u015ftirmesi \u00fczerine olan \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerini kapsar.\u00a0 Bu konudaki en b\u00fcy\u00fck zorluk, me\u015fruiyet ile motivasyon krizi aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n son derece belirsiz olmas\u0131d\u0131r. Sonra gelen pozisyon, iki tip krizin ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu, s\u0131ras\u0131yla \u2018genelle\u015fmi\u015f motivasyon\u2019 ve \u2018eylem-motivasyonu anlam\u0131\u2019 aras\u0131ndaki \u2018nadir kaynaklar\u0131n\u2019 a\u00e7\u0131k olan ayr\u0131m\u0131n\u0131n eksikli\u011fini i\u00e7erir. Habermas bunlar\u0131 her ne kadar ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak ortaya koymu\u015f ise de, yine de me\u015fruiyet ve motivasyon krizleri tamamen i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f durumdad\u0131r. Bu ba\u011flamda me\u015fruiyet krizi \u2018genelle\u015ftirilmi\u015f motivasyon\u2019 krizidir. Bu kriz geleneksel \u2018eylem-motivasyonu anlam\u0131n\u0131n\u2019 baltalanmas\u0131na ba\u011fl\u0131 bir krizdir. Motivasyon krizi ise, \u2018kitle sadakatinin\u2019 \u00e7\u00f6kmesinin i\u00e7indeki sorunlar\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 krizdir.<\/p>\n<p>Habermas\u2019a g\u00f6re sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fme, \u2018konu\u015fulan ve hareket edilen konular\u0131n sosyal olarak ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu sosyal kurumlara\u2019 yollamada bulunur. Sosyal sistemler burada \u2018sembolik olarak yap\u0131lanm\u0131\u015f hayat d\u00fcnyalar\u0131\u2019 olarak tasavvur edilir. Birisi, bu perspektiften \u2018toplumun normatif yap\u0131lar\u0131n\u0131, yani de\u011ferlerini ve kurumlar\u0131n\u0131 tematikle\u015ftirebilir.\u2019 Bu durumda olaylar ve durumlar \u2018sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fme i\u015flevlerine ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 a\u00e7\u0131dan\u2019 analiz edilebilir. Habermas, toplumun yeniden \u00fcretim kapasitesinin do\u011frudan do\u011fruya ba\u015far\u0131l\u0131 sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fmelerle ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu hususunda hemfikirdir. Toplumdaki bozukluklar, toplumun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sadece sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fme tehdit edildi\u011finde tehlikeye sokar, yani \u2018normatif yap\u0131lar\u0131n r\u0131za-i temelleri fazlaca zay\u0131flad\u0131\u011f\u0131 zaman toplum anomik, yani ama\u00e7s\u0131z hale gelir.\u2019 Yine Habermas, egemen k\u00fclt\u00fcrel de\u011fer sistemleri ile bireyler taraf\u0131ndan g\u00fcnl\u00fck ya\u015famlar\u0131nda \u00fcretilen anlaml\u0131 yap\u0131lar aras\u0131ndaki fark\u0131 kabul eder.<\/p>\n<p>Sosyal teorinin b\u00fct\u00fcn d\u00fczeylerinde egemen normatif buyruklar\/nizam \u2013 bunlar me\u015fruiyeti sa\u011flamaya dahildir \u2013 ve \u2018anlam\u0131n \u00e7er\u00e7eveleri\u2019 ve toplumdaki insanlar\u0131n saikleri aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131n korunmas\u0131 hususu son derece \u00f6nemlidir. Zira sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fme, siyasal d\u00fczenin tan\u0131nan de\u011feri, yani me\u015fruiyet payla\u015f\u0131lan duygu ku\u015fa\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu zaman, g\u00f6receli olarak istikrarl\u0131 olan her toplum i\u00e7in gerekli bir \u015fart de\u011fildir. A\u00e7\u0131k\u00e7a, baz\u0131 gruplar normatif olarak bir toplumun yeniden \u00fcretmesini sa\u011flamak i\u00e7in h\u00fckmeden siyasal k\u00fclt\u00fcrle b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f durumdad\u0131r. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, baz\u0131 gruplar toplumun yeniden \u00fcretilmesini sa\u011flamak i\u00e7in h\u00fck\u00fcmetin siyasal k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle normatif bir \u015fekilde b\u00fct\u00fcnle\u015febilirler. Toplumun \u00e7o\u011funlu\u011funun ahlaki onay\u0131 bu konuda sorun olu\u015fturmaz. Bununla birlikte, b\u00f6yle bir durum gelecekte, mesela sava\u015f zaman\u0131nda olabilir ve bu durumda egemen gruplar bunu onaylayabilir. Sistemler teorisinden \u00e7ok say\u0131da fikir ve varsay\u0131m, \u2013 eylem teorisinden, yap\u0131salc\u0131l\u0131ktan ve genetik yap\u0131salc\u0131l\u0131ktan olan kavramlar\u0131n birle\u015fiminde \u2013 onun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda genellikle tatminsiz ve \u00e7\u00f6z\u00fclmesi zor bir tarzla i\u00e7 i\u00e7edir. Bu kavramlar, sosyal birle\u015fme ve me\u015fruiyet analizleri i\u00e7in uygun bir \u00e7er\u00e7eve sa\u011flamazlar: sosyal istikrarla ilgili teoriler i\u00e7in i\u00e7selle\u015ftirilmi\u015f de\u011fer \u2013\u00a0norm \u2013 ahlaki uzla\u015fma teoreminin\u2019 ve bunlar\u0131n kal\u0131nt\u0131lar\u0131yla ba\u011flar\u0131 olmayan kavramlar\u0131n geli\u015ftirilmesi gerekir. Burada ihtiya\u00e7 duyulan \u015fey, eylemin \u00fcretimi ve yeniden \u00fcretimi i\u00e7in daha yeterli bir teoriye olan ihtiya\u00e7t\u0131r.<\/p>\n<p>Ekonomik krizin temelinde \u2018kriz e\u011filimlerinin de\u011fer yasas\u0131 \u2013 yani \u00fccretli eme\u011fin sermayeyle de\u011fi\u015fimindeki yap\u0131sal olarak zorunlu dengesizlik \u2013 taraf\u0131ndan belirlendi\u011fini ileri s\u00fcren Ortodoks tez\u2019 bulunur. Habermas, ekonomik krizin do\u011fas\u0131na dair Ortodoks \u00e7\u00f6z\u00fcmleme ile ilgili ele\u015ftirilerinde \u2018artan \u00fcretkenlikle ve h\u00fck\u00fcmetin planlama i\u015flemleriyle ilgili belirli ampirik veri olmaks\u0131z\u0131n b\u00f6yle bir kriz ihtimalinin saptanamayaca\u011f\u0131n\u0131\u2019 ifade eder.\u00a0 Ona g\u00f6re, \u2018bu veriler krizin yaln\u0131zca ekonomik y\u00f6nden \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesinin yeterli olmayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Ekonomik krizden sak\u0131nmak, ancak devletin faaliyetlerini art\u0131rmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ne var ki, devletin bu y\u00f6ndeki faaliyetleri giderek rasyonellik krizi ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda tart\u0131\u015f\u0131lan kendi kriz e\u011filimlerini \u00fcretir.\u2019<\/p>\n<p>Habermas\u2019a g\u00f6re rasyonellik krizi, \u2018meta \u00fcretiminin anar\u015fik ve planlanmam\u0131\u015f do\u011fas\u0131n\u0131n, \u00e7e\u015fitli politik emirleri sonucunu do\u011furacak \u015fekilde y\u00f6netsel sisteme ge\u00e7irilmesinden kaynaklan\u0131r.\u2019 Bu durum devlet ve birikim s\u00fcrecinin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 rollerinin bir sonucudur. \u00d6yle ki, kolektif bir kapitalist gibi davranan devlet, bir yandan birikim s\u00fcrecini korurken, di\u011fer yandan yat\u0131r\u0131m serbestli\u011fini ortadan kald\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, rekabet eden bireysel sermayeler kolektif iradeyi olu\u015fturamaz. Bu durumda, sermayenin par\u00e7alanm\u0131\u015f \u00e7\u0131karlar\u0131, rekabet\u00e7i politik kararlar\u0131n al\u0131nmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bask\u0131da bulunur. Bu da toplumun genel \u00e7\u0131karlar\u0131na ters d\u00fc\u015fer. Buna ba\u011fl\u0131 olarak, devlet tutarl\u0131 ve istikrarl\u0131 planlama tedbirleri alamaz, alsa dahi bunlar\u0131 y\u00fcr\u00fctemez ve dolay\u0131s\u0131yla rasyonellik a\u00e7\u0131\u011f\u0131na, di\u011fer bir deyi\u015fle rasyonalite krizine s\u00fcr\u00fcklenir.<\/p>\n<p>Habermas genel olarak bu tespitlere kat\u0131lmakla birlikte, bunlara kar\u015f\u0131 \u00fc\u00e7 y\u00f6nden itirazda bulunur. Bu itirazlardan birincisi, devletin \u00e7eli\u015fkili bir \u00e7evreye kendisini uyarlama yetene\u011finin veya yeteneksizli\u011finin \u00f6nceden yarg\u0131lanamayaca\u011f\u0131na y\u00f6neliktir. \u0130kincisi, devletin kendi \u00e7at\u0131\u015fan politika se\u00e7eneklerini kendi al\u0131c\u0131lar\u0131na sunmak suretiyle, s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa muhtemel bir uzla\u015fma alan\u0131 a\u00e7ma olana\u011f\u0131na sahip bulundu\u011fu hususudur. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ise, devletin bilin\u00e7li olarak kendi ama\u00e7lar\u0131n\u0131 ve alternatiflerini \u00fcretebilme yetene\u011fine sahip oldu\u011funa ve dolay\u0131s\u0131yla \u00f6nceden \u00f6ng\u00f6r\u00fclemeyen sorunlar\u0131n tuza\u011f\u0131na d\u00fc\u015fmeyece\u011fine ili\u015fkindir.<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n motivasyon kriziyle ilgili tespit ve de\u011ferlendirmelerine ge\u00e7meden \u00f6nce, motivasyon kavram\u0131 \u00fczerine baz\u0131 a\u00e7\u0131klamalarda bulunmakta yarar vard\u0131r. \u015e\u00f6yle ki, psikolojinin, sosyo-psikolojinin ve sosyolojinin ilgi alan\u0131na giren motivasyon kavram\u0131n\u0131n s\u00f6zl\u00fck anlam\u0131 \u2018bir \u015feyi veya bir \u015feyleri yapmaya kar\u015f\u0131 duyulan arzudur\u2019. Yani motivasyon, bir \u015feyi veya bir \u015feyleri yapmak konusunda bizi harekete ge\u00e7iren enerjidir. Bu enerji, bireysel veya toplumsal tercihleri, arzular\u0131, d\u00fcrt\u00fcleri, meraklar\u0131, ihtiya\u00e7lar\u0131, ilgileri kapsar. Buna g\u00f6re ve g\u00fcnl\u00fck kullan\u0131m\u0131 ba\u011flam\u0131nda, motivasyon, insan\u0131n bir \u015feyi veya bir \u015feyleri yapmas\u0131n\u0131n nedenini olu\u015fturur. Zira motivasyon kavram\u0131, insan davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 tetikler, y\u00f6nlendirir ve devam ettirir. Esasen Latince olan bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn k\u00f6keni, Latincede \u2018harekete ge\u00e7mek\u2019 anlam\u0131na gelen \u2018movere\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Ge\u00e7 kapitalizmin genel geli\u015fiminin ve \u00f6zelde devletin daha \u00f6nceden sosyo-k\u00fclt\u00fcrel alan\u0131n \u00f6zel kaynaklar\u0131na artan sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n motivasyon olu\u015fumunun kal\u0131plar\u0131n\u0131 \u00f6nemli derecede de\u011fi\u015ftirdi\u011fini ileri s\u00fcren Habermas\u2019a g\u00f6re, bu e\u011filimin s\u00fcrmesi bir motivasyon krizine yol a\u00e7acak ve bu kriz devletin kar\u015f\u0131layamayaca\u011f\u0131 taleplerle sonu\u00e7lanacakt\u0131r. Zira ge\u00e7 kapitalist toplumlarda ba\u015fl\u0131ca motivasyon sendromu, Habermas\u2019\u0131n nitelemesiyle bir \u2018burjuva \u00f6zelcili\u011fi\u2019dir. Burada \u00f6zelcilikle kastedilen husus, toplumsal sistemin \u00e7\u0131kt\u0131lar\u0131na y\u00f6nelik y\u00fcksek ilgi, karar ve me\u015frula\u015ft\u0131rma s\u00fcre\u00e7leriyle ilgili girdiye y\u00f6nelik d\u00fc\u015f\u00fck ilgidir.\u00a0 Esasen Habermas\u2019ta bu motivasyon y\u00f6neliminin sistematik olarak \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrer.<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n pozisyonu, \u00f6zde ileri kapitalizmin genel geli\u015fmesi ve \u00f6zelde devletin vaktiyle \u00f6zel alana sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n artmas\u0131yla birlikte motivasyon formasyonu modelini epeyce de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Bu e\u011filimin devam\u0131, onun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, mevcut taleplerin ve taahh\u00fctlerin yerinden oynat\u0131lmas\u0131na \u00f6nc\u00fcl\u00fck edecektir. Habermas bu konular\u0131 \u2018me\u015fruiyet krizleri\u2019 ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda analiz etmemi\u015f, fakat \u2018motivasyon krizleri\u2019 ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda analiz etmi\u015ftir. Habermas\u2019\u0131n \u2018Ben motivasyon krizini, sosyo-k\u00fclt\u00fcrel sistemin sonucunu\/\u00e7\u0131kt\u0131s\u0131n\u0131n, bir t\u00fcr yolla devlet ve sosyal emek sistemi i\u00e7in i\u015flevsiz hale geldi\u011fi zaman konu\u015furum.\u2019 demesi ondand\u0131r.<\/p>\n<p>Motivasyon krizinin incelenmesi karma\u015f\u0131kt\u0131r. Motivasyonun iki b\u00fcy\u00fck modeli kapitalist toplumlarda sosyo-k\u00fclt\u00fcrel sistem taraf\u0131ndan \u00fcretilir.\u00a0 Habermas\u2019a g\u00f6re bunlar, medeni ve aileye ait mesleki \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131d\u0131r. Medeni \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131, siyasal sistemdeki sonucunu bireysel \u00e7\u0131kar i\u00e7inde do\u011furur ve bunlar performans\u0131 y\u00f6nlendirir ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr, ancak bu, bir \u00f6l\u00e7\u00fcde de olsa k\u00fc\u00e7\u00fck bir kat\u0131l\u0131m\u0131 talep eder. Aileye ait mesleki \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131, bir yandan aile odakl\u0131 davran\u0131\u015fsal model merkezli dinlenme ve bo\u015f zaman \u00fczerine ve di\u011fer yandan stat\u00fc rekabetine do\u011fru kariyer \u00e7\u0131kar\u0131 odakl\u0131 destekte bulunur. Her iki modelde, sistemin kendi mevcut kurumlar\u0131 alt\u0131nda s\u00fcrmesi i\u00e7in gereklidir. Habermas, bu motivasyonel temellerin kavranabilen kriz e\u011filimlerini bir yolla sistemli olarak a\u015f\u0131nd\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrer. Bu arg\u00fcman iki tezi i\u00e7erir: (1) Bu motivasyonlar\u0131 \u00fcreten gelenekler a\u015f\u0131nm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r; (2) Normatif yap\u0131lar\u0131n geli\u015fmesinin mant\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131nm\u0131\u015f yap\u0131lar\u0131n i\u015flevsel olarak ve e\u015fit \u015fekilde yer de\u011fi\u015ftirmelerini \u00f6nler.<\/p>\n<p>\u0130leri kapitalizmin motivasyonel modelleri, Habermas\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, geleneksel kapitalizm \u00f6ncesi unsurlar\u0131n kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 (mesela eski sivik etik, dini gelenek) ve burjuva unsurlar\u0131 (mesela sahiplenen bireycilik ve faydac\u0131l\u0131k) taraf\u0131ndan \u00fcretilir. \u00dcst\u00fc kaplamal\u0131 bu verili gelenek tezleri iki par\u00e7a halinde analiz edilir: (a) burjuva \u00f6ncesi motivasyonel modellerin bile\u015fenleri a\u015f\u0131nm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r; (b) burjuva ideolojisinin \u00e7ekirdek y\u00f6nleri sosyal geli\u015fme taraf\u0131ndan ayn\u0131 \u015fekilde y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f bulunmal\u0131d\u0131r. Habermas, bu tezlerin sadece ge\u00e7ici \u015fekilde ve deneme olarak teklif edilebilece\u011fini kabul eder.<\/p>\n<p>Geleneksel d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015flerinin (burjuvazi \u00f6ncesi) erozyon s\u00fcreci, genel rasyonelle\u015fme s\u00fcrecinin etkisi olarak ileri s\u00fcr\u00fclebilir. Bu s\u00fcre\u00e7, ba\u015fkaca \u015feyler aras\u0131nda, hayat\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn yorumlanmas\u0131n\u0131n kaybedilmesi ve ahlak\u0131n subjektifli\u011finin ve g\u00f6receli\u011finin art\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde sonu\u00e7lan\u0131r. Bu tezlerle ilgili burjuva ideolojisinin \u00e7ekirdek unsurlar\u0131 y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r. Habermas bu hususta \u00fc\u00e7 fenomeni inceler: \u2018ba\u015far\u0131l\u0131 ideoloji, sahiplenilen bireycilik ve de\u011fi\u015fen de\u011fere y\u00f6nelik oryantasyon.\u2019 Sonsuz rekabet ve ba\u015far\u0131 aray\u0131\u015f\u0131 fikri, insanlar\u0131n pazar\u0131n kapasitesi i\u00e7indeki nadir de\u011ferlerin adil payla\u015f\u0131m kaderini tedricen yitirmeleriyle y\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Zira devletin a\u015f\u0131r\u0131 m\u00fcdahalesi da\u011f\u0131t\u0131m sorunlar\u0131n\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131r, mesela, e\u011fitim d\u00fczeyinin artmas\u0131 mesleki f\u0131rsatla koordine edilemeyen \u00f6zlemleri uyand\u0131r\u0131r. Kolektif ama\u00e7lar\u0131n sadece rekabet\u00e7i izolasyon i\u00e7inde hareket eden \u00f6zel bireyler taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilebilece\u011fi inanc\u0131 olan sahiplenilen bireycilik, devletin geli\u015fmesiyle, onun \u00e7eli\u015fkili i\u015flevleriyle, ta\u015fra hayat\u0131n\u0131n sosyalizasyonun maliyetini ve ama\u00e7lar\u0131n\u0131 zorlamas\u0131n\u0131 baltalam\u0131\u015ft\u0131r. Ek olarak, de\u011fi\u015fim de\u011feri oryantasyonu n\u00fcfusun b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcmlerinde zay\u0131flam\u0131\u015f, (mesela m\u00fcreffeh m\u00fc\u015fteriler, \u00f6\u011frenciler, su\u00e7lular ve hastalar, i\u015fsizler) art\u0131k bunlar\u0131n hayatlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015fim de\u011ferleri i\u00e7in emekleri (\u00fccretleri) vas\u0131tas\u0131yla yeniden \u00fcretmeleri, \u2018pazar\u0131n sosyalizasyon etkilerinin zay\u0131flamas\u0131yla\u2019 birlikte zorla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130kinci tez, yani normatif yap\u0131lar\u0131n geli\u015fmesinin mant\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131nm\u0131\u015f yap\u0131lar\u0131n i\u015flevsel olarak ve e\u015fit \u015fekilde yer de\u011fi\u015ftirmelerini \u00f6nler tezi de ikiye ayr\u0131l\u0131r.\u00a0 Bunlar (a) burjuva ideolojisi gelene\u011finden kalan bakiye \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131 taraf\u0131ndan yok edilenlerin yerini alan unsurlar\u0131 \u00fcretemez, zira (b) burjuva ideolojisinden kalan yap\u0131lar motivasyon olu\u015fumuyla daha hala ilgilidir. Habermas (a) ile ilgili olarak \u00e7a\u011fda\u015f egemen k\u00fclt\u00fcr formasyonunun \u00fc\u00e7 unsuruna e\u011filir: \u2018bilimsellik, auratik (ki\u015finin bireysel enerjisi ile ilgili olmas\u0131) sonras\u0131 veya temsili sanat sonras\u0131 ve evrensel ahlak.\u2019 O, b\u00fct\u00fcn bu alanlar\u0131n i\u00e7inde geli\u015fme mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n bulundu\u011funu, normatif yap\u0131lar\u0131n art\u0131k \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131n\u0131 baltalayan ve ekonomik ve siyasal sistemdeki e\u015fitsizlikleri potansiyel olarak tehdit eden \u015feyin geli\u015fen bu ilgiler oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr.<\/p>\n<p>Ancak \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131n\u0131n baltalanmas\u0131 bir motivasyon krizinin olu\u015fmas\u0131n\u0131 mutlak olarak gerektirmez.\u00a0 E\u011fer motivasyon ekonomik ve siyasal sistem i\u00e7in geli\u015fmekte olan yap\u0131lar\u0131n i\u015flevsizli\u011fi taraf\u0131ndan \u00fcretilmi\u015f ise, krizden sak\u0131nman\u0131n bir yolu, sosyo-k\u00fclt\u00fcrel sistem ile siyasal-ekonomik sistemin birbirlerinden ayr\u0131lmalar\u0131 olabilir, b\u00f6ylece sonraki (g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde) art\u0131k \u00f6ncekine ba\u011fl\u0131 olmaz. Habermas\u2019\u0131n ileri s\u00fcrd\u00fcklerinin temeli, bireylerin artan \u015fekilde \u00fcretece\u011fi motivasyon normunun sosyal realitelerin rasyonel do\u011frulanmas\u0131n\u0131 talep etmeleri \u00fczerinedir. Bir tarafta, e\u011fer bu t\u00fcr bir do\u011frulama sistemin me\u015frula\u015ft\u0131rma mekanizmalar\u0131 taraf\u0131ndan sa\u011flanamazsa veya di\u011fer tarafta de\u011fer da\u011f\u0131t\u0131m\u0131n \u00fczerinden sat\u0131n al\u0131namazsa, sistem kendisini s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in yeterli bir motivasyon bulamayacakt\u0131r ve bu durumda muhtemel sonu\u00e7 bir de\u011fer krizinin do\u011fmas\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu veri ve kabullere g\u00f6re, Habermas\u2019\u0131n ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7, kendi verili kriz e\u011filimlerine g\u00f6re, kapitalizmin mevcut \u015feklini s\u00fcrd\u00fcremeyece\u011fi y\u00f6n\u00fcndedir. E\u011fer Habermas\u2019\u0131n arg\u00fcmanlar\u0131 do\u011fru ise, bu durumda kapitalizm bir t\u00fcr \u2018Cesur Yeni D\u00fcnya\u2019ya evrilmeyece\u011fi gibi, alt\u0131nda yatan s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkisinin de \u00fcstesinden gelemeyecektir. Kapitalizmin alt\u0131nda yatan s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkisinin \u00fcstesinden gelmesi, Habermas\u2019a g\u00f6re yeni bir organizasyon ilkesinin benimsenmesini gerektirir. Bu t\u00fcr bir ilke kat\u0131l\u0131mc\u0131 demokrasi sistemi i\u00e7ine yerle\u015ftirilmi\u015f olan evrensel ahlak kapsam\u0131ndad\u0131r ki, bu retorik irade olu\u015fumu i\u00e7in bir f\u0131rsatt\u0131r.<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n \u015fu andaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ise, ileri kapitalizmin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm \u015fanslar\u0131 sorunlar\u0131 hakk\u0131nda inand\u0131r\u0131c\u0131 \u015fekilde karar vermenin hi\u00e7bir yolunun olmad\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcndedir.\u00a0 O, ekonomik krizin s\u00fcrekli olarak \u00f6nlenme ihtimalini g\u00f6zden uzak tutmaz; ona g\u00f6re e\u011fer durum buysa, kendisini sermaye kullan\u0131m\u0131 bask\u0131s\u0131 olarak ileri s\u00fcren \u00e7eli\u015fkili direktif zorunluluklar\u0131 bir dizi ba\u015fka kriz e\u011filimlerini \u00fcretir. Bu, ekonomik krizlerden sak\u0131n\u0131lacakt\u0131r demek de\u011fildir, ancak Habermas\u2019\u0131n ifade etti\u011fi gibi \u2018mant\u0131ken gerekli\u2019 hi\u00e7bir nedenin sistemin neden krizlerin etkilerini onlar\u0131n kendilerini tek bir alt sistem i\u00e7inde a\u00e7\u0131k\u00e7a belli ettikleri halde hafifletmemesinin orada bulunmas\u0131ndand\u0131r. Tek bir alt sistem i\u00e7indeki krizlerin kontrol edilmesinin sonu\u00e7lar\u0131, sadece birinin di\u011feriyle \u00e7eli\u015fmesi durumunda yer de\u011fi\u015ftirmenin ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn geni\u015flemesinin ba\u015far\u0131lmas\u0131d\u0131r. Sunulan, kriz e\u011filimlerinin tipolojisidir, onlar\u0131n geli\u015fmesinin mant\u0131\u011f\u0131d\u0131r ve kesinlikle sistemin kimli\u011finin sadece bireysel anatominin maliyetiyle korunabilece\u011fi varsay\u0131m\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Devlet faaliyetlerinin ekonomide ve di\u011fer sosyal alanlarda art\u0131\u015f\u0131, \u00e7a\u011fda\u015f kapitalizmin en karakteristik \u00f6zelliklerinden birisidir. Ekonomik krizlerden sak\u0131n\u0131lmas\u0131n\u0131n yarar\u0131, h\u00fck\u00fcmetin ve devletin \u00fcretim maliyetlerinin artmas\u0131ndaki pay\u0131 omuzlamas\u0131d\u0131r. Ancak devletin kararlar\u0131 sadece ekonomik de\u011ferlendirmelere dayanmamaktad\u0131r. Devlet bir tarafta birikim s\u00fcrecinin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi g\u00f6revine sahip iken, di\u011fer tarafta belirli bir \u2018kitle sadakati\u2019 d\u00fczeyini korumak zorundad\u0131r. Sistemin fonksiyonel olmas\u0131 amac\u0131yla, yasalara, kurallara vs.ye genel bir itaat olmal\u0131d\u0131r. Yine bu itaat s\u0131n\u0131rl\u0131 bir \u00f6l\u00e7\u00fcde cebirle g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nabilir, toplumlar liberal ilkelere g\u00f6re hareket etmek iddias\u0131ndad\u0131r, temsili demokrasi adalet, e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ilkelerine ba\u011fl\u0131 bir inanc\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yayg\u0131n oldu\u011fu bir sisteme daha \u00e7ok ba\u011fl\u0131d\u0131r. O nedenle, kapitalist sistem birikim s\u00fcrecine destek olacak \u015fekilde bir yol izlemeli ve ayn\u0131 zamanda yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rtmek i\u00e7in kendisinin d\u00fcr\u00fcst ve adil imaj\u0131n\u0131 koruyacak \u015fekilde hareket etmelidir. E\u011fer kitle sadakati tehdit alt\u0131ndaysa, me\u015fruiyet krizine do\u011fru bir e\u011filim var demektir.<\/p>\n<p>Ge\u00e7 kapitalizmde, idari sistemin geleneksel olarak \u00f6zel alana tahsis edilmi\u015f olan alanlara do\u011fru geni\u015flemesiyle, sosyal kader s\u00fcrecini sevmeyi ayd\u0131nlatmak amac\u0131yla a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bir ilerleme vard\u0131r. Devletin ekonomiye, e\u011fitime ve ba\u015fkaca \u015feylere olan a\u015f\u0131r\u0131 m\u00fcdahalesi, devletin ilgisini, tercih etme, planlama ve kontrol etme sorunlar\u0131na y\u00f6neltmi\u015ftir. Buna ba\u011fl\u0131 olarak \u2018devlet eli\u2019, \u2018liberal kapitalizmin elinden\u2019 daha fazla g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ve anla\u015f\u0131l\u0131r olmu\u015ftur. Hayat\u0131n \u00e7ok daha fazla alan\u0131 genel n\u00fcfus taraf\u0131ndan politize edilmi\u015f olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f, yani onun (h\u00fck\u00fcmet arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla) potansiyel kontrol\u00fc alt\u0131na girmi\u015f \u015fekilde kabul edilmi\u015ftir. Bu geli\u015fme, s\u0131rayla her zamankinden daha fazla devlet \u00fczerindeki talepleri, mesela, kararlar \u00fczerindeki kat\u0131l\u0131m\u0131 ve m\u00fczakereyi te\u015fvik etmi\u015ftir. Me\u015fruiyet krizinin alt\u0131nda yatan nedeni, Habermas, a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiyi tercihan: \u2018nihai analizde\u2026me\u015fruiyet eksikli\u011finin kayna\u011f\u0131 s\u0131n\u0131f yap\u0131s\u0131d\u0131r\u2019 \u015feklinde a\u00e7\u0131klar. Oysa devlet, sistemli olarak di\u011ferinin avantaj\u0131na hareket ederken bir s\u0131n\u0131f\u0131n ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumal\u0131d\u0131r. Devletin faaliyeti geni\u015fler ve onun sosyal realiteyi kontrol rol\u00fc daha saydam hale gelirken, bu sistematik ili\u015fkinin maruz kalaca\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir tehlike vard\u0131r. Bu t\u00fcr bir maruz kalma, sadece sistem \u00fczerindeki talepleri art\u0131rabilir. Devlet bu taleplere sadece daha ileri tehlikeli g\u00f6steriler, bunun do\u011fas\u0131n\u0131n demokratik olmamas\u0131 durumunda kay\u0131ts\u0131z kalabilir. \u015eimdiye kadar ki arg\u00fcmanlar, sadece ileri kapitalist devletin deneyimlerinin me\u015fruiyet problemleriyle ba\u015f edebilece\u011fini g\u00f6stermi\u015ftir. \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019ndan bu yana, Bat\u0131 kapitalizmi kendi yolunu me\u015fruiyet zorluklar\u0131n\u0131n (mali siyasa, hizmet tedariki vs. vas\u0131tas\u0131yla) d\u0131\u015f\u0131ndan sat\u0131n alabilecek g\u00fcce sahip olarak s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Devlet \u00fczerindeki talep, onun mallar\u0131 teslim etme yetene\u011fini ge\u00e7erken, kriz b\u00f6ylece yarat\u0131lm\u0131\u015f olur. Kendi arg\u00fcman\u0131n\u0131 tamamlamak amac\u0131yla, bundan dolay\u0131 ve bunu g\u00f6stermek i\u00e7in, Habermas, ileri kapitalizmin kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fu krizleri merkezi bir \u015fekil olarak \u2018sosyal kimlik\u2019 krizinde arar.<\/p>\n<p>Peki! Siyasi istikrar\u0131, egemenli\u011fi, rejimin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na alan en \u00f6nemli etken olan me\u015fruiyet tehlikeye girdi\u011finde ne yapmak gerekir?<\/p>\n<p>Bu konuda iki yol vard\u0131r: Birincisi, otokrat veya totaliter bir yolla toplumu bast\u0131rmak suretiyle kitleleri siyasetin d\u0131\u015f\u0131nda tutmak, bireyleri ifade ara\u00e7lar\u0131ndan yoksun b\u0131rakmakt\u0131r. Ki bu, me\u015fruiyet veya ekonomik veya rasyonalite veya motivasyon krizini f\u0131rsata \u00e7evirmekten ve y\u00f6netmekten aciz basiretsiz siyasal iktidarlar\u0131n tercih edece\u011fi bir yoldur ve sonu h\u00fcsrand\u0131r.<\/p>\n<p>Ne yaz\u0131k ki, krizler i\u00e7inde seyreden T\u00fcrkiye\u2019nin tercih etti\u011fi yol budur.<\/p>\n<p>\u0130kincisi ise, T\u00fcrkiye\u2019nin \u00e7ok uza\u011f\u0131na d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc geni\u015f kapsaml\u0131 bir siyasi, sosyal ve ekonomik de\u011fi\u015fimin yolunu tutmak, demokratikle\u015fmeyi kurumla\u015ft\u0131rma y\u00f6n\u00fcnde ad\u0131mlar atmak, bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin alan\u0131 geni\u015fletmek ve bunlar\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na alacak \u015fekilde tahkim etmek, hukuku egemen k\u0131lmak, yarg\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flamakt\u0131r.<\/p>\n<p>Zira de\u011fi\u015fim hem bireysel hem de siyasal hayat\u0131n en \u00f6nemli \u00f6zelliklerinden ve her t\u00fcrl\u00fc krizi a\u015fmaya yarayan f\u0131rsatlar\u0131ndan birisidir. Bunu sa\u011flaman\u0131n en etkili ara\u00e7lar\u0131 ise: demokratikle\u015fme, hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin alan\u0131n\u0131 geni\u015fletme, hukuku egemen k\u0131lma, yarg\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tesis etmektir. Esasen Paulo Coelho\u2019nun dedi\u011fi gibi \u2018Gitmeye de\u011fer yerlerin kestirmesi yoktur.\u2019 Demokrasiye, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe, hukuka, yarg\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131na giden yolun da kestirmesi yoktur. Hi\u00e7 dolanmadan, oraya buraya sapmadan, onu bunu su\u00e7lamadan ve dahi yalpalamadan, o yolu y\u00fcr\u00fcmek, o yolda gitmek gerekir.<\/p>\n<p>\u200b\u2018Gitmeye de\u011fer yerlerin kestirmesi yoktur.\u2019 Paulo Coelho<\/p>\n<p>Etimolojik k\u00f6keni itibar\u0131yla ve en basit tan\u0131m\u0131yla demokrasi halk\u0131n egemenli\u011fi demektir. Demokrasiyi, tek bir ki\u015finin egemenli\u011fi olan monar\u015fiden, en iyinin egemenli\u011fi anlam\u0131na gelen aristokrasiden, az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n egemenli\u011fi olarak tan\u0131mlanan oligar\u015fiden ay\u0131rt eden \u00f6zelli\u011fi budur.<\/p>\n<p>Demokrasinin yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen y\u00f6netim bi\u00e7imlerinden farkl\u0131 olan \u00f6nemli bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi ise negatif karakteridir. Zira \u00e7o\u011funlu\u011fun egemenli\u011fi olan demokrasi, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kimin y\u00f6netece\u011finin belirlenmesinden, halk\u0131 y\u00f6netime ortak etmenin ve iktidar\u0131n me\u015fruiyetinin kayna\u011f\u0131 olan se\u00e7imden daha fazla \u015feyleri ifade eder. Ki bunlar\u0131n en ba\u015f\u0131nda: halk\u0131 zorbal\u0131ktan korumak ve \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131, yani kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ilkesi; y\u00f6netimde keyfili\u011fi \u00f6nlemek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n hukukla ba\u011flanmas\u0131, yani anayasac\u0131l\u0131k: devletin asli g\u00f6revlerinden olan adaleti sa\u011flayacak ba\u011f\u0131ms\u0131z ve tarafs\u0131z yarg\u0131 organ\u0131n\u0131n hayat verece\u011fi ve devletin di\u011fer organlar\u0131n\u0131n her ko\u015fulda ba\u011fl\u0131 olaca\u011f\u0131 hukukun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ilkesi; farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerin ve inan\u00e7lar\u0131n kurucu unsur olarak kabul edilmesi; bunun gere\u011fi olarak az\u0131nl\u0131kta olanlar\u0131n hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerine sayg\u0131 duyulmas\u0131 ile bunlar\u0131n korunmas\u0131; siyasi ve ahlaki e\u015fitlik \u00fczerine kurulu politikalar\u0131n takip edilmesi; idari ve mali y\u00f6nden \u015feffaf bir y\u00f6netimin olmas\u0131 gelir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019yi s\u00fcratle demokrasiden, hukuktan, hukuk devleti olmaktan uzakla\u015ft\u0131ran, devleti ve siyasal iktidar\u0131 ki\u015fiselle\u015ftiren b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n, siyasal ve hukuksal alana bir yans\u0131mas\u0131 vard\u0131r. Bu yans\u0131man\u0131n siyaset dilindeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u2018me\u015fruiyet krizi\u2019dir.<\/p>\n<p>Latince \u2018legitimare\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcnden t\u00fcretilen me\u015fruiyet kavram\u0131 genel olarak \u2018yasall\u0131k\/hukukilik\u2019 anlam\u0131na gelir. Siyaset felsefecilerinin ahlaki ve rasyonel bir ilke olarak kabul ettikleri me\u015fruiyet kavram\u0131, yurtta\u015flar\u0131n siyasal itaat y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Bu anlamda me\u015fruiyet bir kural sistemine, yani hukuksal ve anayasal sisteme itaat etmeye r\u0131za g\u00f6stermektir. \u00d6yle ki, merkezinde \u2018halk\u0131n r\u0131zas\u0131\u2019 olan me\u015fruiyetin varl\u0131\u011f\u0131yla yurtta\u015flar; devlete sayg\u0131 g\u00f6stermeye, devletin yasalar\u0131na itaat etmeye, siyasal iktidar\u0131n otoritesini kabullenmeye kendilerini mecbur hissederler.<\/p>\n<p>Alman iktisat\u00e7\u0131 ve toplumbilimci Max Weber\u2019e g\u00f6re siyasal me\u015fruiyetin kayna\u011f\u0131, bu ba\u011flamda yurtta\u015flar\u0131n bir rejime itaat etmelerini sa\u011flayan nedenler farkl\u0131 ve de\u011fi\u015fiktir.<\/p>\n<p>Weber\u2019e g\u00f6re ilk siyasi me\u015fruiyet tipi gelenek ve g\u00f6renekler \u00fczerine temellendiri\u015fmi\u015f olan ve her zaman mevcut oldu\u011fu i\u00e7in me\u015fru kabul edilen \u2018geleneksel me\u015fruiyet\u2019tir. (Andrew Heywood. (1997) Politics. Macmillan Press Ltd. Sayfa: 194)<\/p>\n<p>Weber\u2019in geli\u015ftirdi\u011fi ikinci me\u015fruiyet bi\u00e7imi \u2018karizmatik me\u015fruiyet\u2019tir. Bu me\u015fruiyette y\u00f6netenin otoritesi, y\u00f6netenin ki\u015fili\u011finde mevcut olan g\u00fcce, yani karizmaya dayan\u0131r. Teolojik bir kavram olan karizma \u2018Tanr\u0131 vergisi\u2019 anlam\u0131na gelir. Sosyo-politik bir kavram olarak karizma, di\u011fer insanlar \u00fczerinde psikolojik a\u00e7\u0131dan denetim kurmak suretiyle liderlik olu\u015fturma yetene\u011fi olan cazibe veya ki\u015fisel g\u00fc\u00e7 demektir. Bu me\u015fruiyet bi\u00e7iminde lider, yan\u0131lmaz ve tart\u0131\u015f\u0131lmaz bir \u00f6nder, bir mesih, halk ise lidere itaat etmek zorunda olan muritlerdir. (Andrew Heywood. (1997) Politics. Macmillan Press Ltd. Sayfa: 192-193-195)<\/p>\n<p>Weber\u2019in kabul etti\u011fi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc me\u015fruiyet tipolojisi, modernle\u015fme s\u00fcrecinde ortaya \u00e7\u0131kan ve o nedenle modern devletlerde g\u00f6r\u00fclen, dolay\u0131s\u0131yla 20 ve 21. Y\u00fczy\u0131llar\u0131n me\u015fruiyet bi\u00e7imi olan \u2018yasal-rasyonel me\u015fruiyet\u2019tir. (Andrew Heywood. (1997) Politics. Macmillan Press Ltd. Sayfa: 192-193-195)<\/p>\n<p>Bu me\u015fruiyet bi\u00e7iminde y\u00f6neten, y\u00f6netme otoritesini yasalarda a\u00e7\u0131k\u00e7a tan\u0131mlanm\u0131\u015f olan kurallardan al\u0131r. Yani me\u015fruiyetin kayna\u011f\u0131 hukuktur, ba\u015fta Anayasa olmak \u00fczere, Anayasaya uygun olarak y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konulmu\u015f olan yasalard\u0131r. Y\u00f6neten irade yetkilerini mevcut olan kurallardan, yani hukuktan al\u0131r, devleti bu kurallara g\u00f6re y\u00f6netir. Hukukun koydu\u011fu kurallar y\u00f6neten konumunda olanlar\u0131 ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 ve s\u0131n\u0131rland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in y\u00f6neten her istedi\u011fini yapamaz, keyfi davranamaz.<\/p>\n<p>Demokratik rejimlerde adil ve \u00f6zg\u00fcr bi\u00e7imde yap\u0131lan se\u00e7imler sonucunda halk\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funun deste\u011fini alan bir siyasi parti iktidar olur ve devleti y\u00f6netme yetkisini kazan\u0131r. Bu yolla kazan\u0131lan y\u00f6netme yetkisi\/otoritesi Weber\u2019in tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imiyle \u2018yasal-rasyonel me\u015fruiyet\u2019tir. Ne var ki, iktidara geli\u015f bi\u00e7imiyle yasal ve me\u015fru olan iktidar, iktidarda kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre i\u00e7inde de icraatlar\u0131yla, yapt\u0131klar\u0131 ve yapmad\u0131klar\u0131yla Anayasa\u2019ya, yasalara, hukuka, hukukun evrensel kurallar\u0131na, taraf oldu\u011fu uluslararas\u0131 s\u00f6zle\u015fmelere uygun davranmak zorundad\u0131r. Yani sadece iktidara geli\u015f bi\u00e7imiyle de\u011fil, iktidarda kal\u0131\u015f bi\u00e7imiyle, iktidar olarak yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015f ve icraatlar ile de yasal-rasyonel olmak zorundad\u0131r.<\/p>\n<p>Aksi halde, yani halk taraf\u0131ndan kabul g\u00f6rmeyen siyasalar i\u00e7inde oldu\u011fu takdirde, me\u015fru olarak kazand\u0131\u011f\u0131 siyasi otoritesinin yasall\u0131\u011f\u0131, hukukili\u011fi, me\u015fruiyeti sorgulan\u0131r hale gelir. Me\u015fruiyetin sorgulanmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan me\u015fruiyet kayb\u0131 gelir. Zira iktidar halk\u0131n r\u0131zas\u0131na dayan\u0131r, halk\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131n sona erdi\u011fi durumda, iktidar da me\u015fruiyetini yitirir.<\/p>\n<p>Me\u015fruiyeti zora giren ve sorgulan\u0131r hale gelen iktidarlar\u0131n ba\u015fvuraca\u011f\u0131 en \u00f6nemli ara\u00e7 bask\u0131, sistematik korkutma ya da a\u00e7\u0131k \u015fiddete yol a\u00e7an boyun e\u011fdirmedir. Bask\u0131n\u0131n amac\u0131, kitleleri siyasetin d\u0131\u015f\u0131nda tutmak, onlar\u0131 ifade ara\u00e7lar\u0131ndan yoksun b\u0131rakmak, bu suretle iktidar\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesini sa\u011flamakt\u0131r. Bu siyasi ara\u00e7larla oldu\u011fu kadar psikolojik ara\u00e7larla da yap\u0131l\u0131r. Bask\u0131c\u0131 rejimler, yaratt\u0131klar\u0131 korku iklimiyle; se\u00e7imleri, partileri, sivil toplum \u00f6rg\u00fctlerini, yaz\u0131l\u0131 ve g\u00f6rsel bas\u0131n\u0131, yarg\u0131y\u0131, b\u00fcrokrasiyi ya zay\u0131flatarak i\u015f yapamaz hale getirirler ya da ortadan kald\u0131r\u0131rlar.<\/p>\n<p>Aile ili\u015fkilerinden, arkada\u015fl\u0131k, dostluk gibi ki\u015fisel ili\u015fkilerde, \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n gerek birbirleriyle gerekse i\u015fverenleriyle olan ili\u015fkilerinde, \u015firket ortaklar\u0131n\u0131n ve payda\u015flar\u0131n\u0131n gerek kendi aralar\u0131ndaki ili\u015fki de, gerekse m\u00fc\u015fterileriyle olan ili\u015fkilerinde, her t\u00fcrden ticari ve ekonomik ili\u015fkide, ulusal ve uluslararas\u0131 ili\u015fkiler ile k\u00fcresel ekonominin i\u015fleyi\u015finde oldu\u011fu gibi siyaset ve y\u00f6netim biliminde, yani se\u00e7en se\u00e7ilen ili\u015fkisinde en \u00f6nemli unsur g\u00fcvendir.<\/p>\n<p>Kendisini ilke merkezli ya\u015fam ve liderli\u011fin \u00f6\u011fretilmesine adam\u0131\u015f olan y\u00f6netim ve ya\u015fam gurusu Dr. Stephen R. Covey, \u2018G\u00fcven\u2019 diyor ve \u015f\u00f6yle devam ediyor; \u2018G\u00fcven yaln\u0131zca g\u00fcvenilirli\u011fin meyvesi de\u011fildir; ayn\u0131 zamanda motivasyonun da k\u00f6k\u00fcd\u00fcr. En y\u00fcksek motivasyon bi\u00e7imidir.\u2019<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde g\u00fcven, sadece ahlaki bir de\u011fer, bir i\u00e7 ses de\u011fil, emek kadar, sermaye kadar, \u00fcretim kadar aziz bir \u015feydir, elle tutulur, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr bir \u015feydir, somut bir \u015feydir. Ticarette olsun, ekonomide olsun, siyasette olsun hemen her \u015feyi etkileyen, de\u011fi\u015ftiren bir \u015feydir. En \u00f6nemlisi gitti mi asla geri gelmeyecek ve onar\u0131lamayacak olan bir \u015feydir. Aile ili\u015fkilerinde de, arkada\u015fl\u0131k dostluk ili\u015fkilerinde de, i\u015f ili\u015fkilerinde de, ticari ya\u015famda ve nihayet siyasi ya\u015famda gitti mi bir daha geri gelmeyecek olan bir \u015feydir.<\/p>\n<p>Benim bu yaz\u0131y\u0131 yazmaktan amac\u0131m, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n ya\u015fayan en \u00f6nemli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinden birisi olan Jurgen Habermas\u2019\u0131n, sosyolojik ve siyasal \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndan birisi olan kapitalist toplumlar\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya olduklar\u0131 veya daha hen\u00fcz olmasalar dahi, bir g\u00fcn kar\u015f\u0131la\u015fmalar\u0131 olas\u0131 bulunan kriz e\u011filimleri konusundaki g\u00f6r\u00fc\u015f ve de\u011ferlendirmelerini sizinle payla\u015fmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu payla\u015f\u0131mda a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak, \u0130ngiliz siyaset bilimci David Held\u2019in T\u00fcrk\u00e7eye \u00e7evrilmemi\u015f olan \u2018Political Theory and The Modern State\/Siyasal Teori ve Modern Devlet\u2019 isimli kitab\u0131nda yer alan ve David Held\u2019in John B.Thomson ile birlikte kaleme ald\u0131klar\u0131 \u2018Crisis Tendencies, Legitimation and The State\/Kiriz E\u011filimleri, Me\u015fruiyet ve Devlet\u00a0\u2019 isimli makalenin geni\u015fletilmi\u015f ve d\u00fczeltilmi\u015f versiyonu olan \u2018Legitimation Problems and Crisis Tendencies\/Me\u015fruiyet Problemleri ve Kriz E\u011filimleri\u2019 isimli makaleyi izleyece\u011fim.<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n krizler \u00fczerine olan \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, kendisinin \u2018ge\u00e7 kapitalizm\u2019 olarak nitelendirdi\u011fi sosyolojik ve siyasal olgunun incelenmesi \u00fczerinedir. Habermas\u2019a g\u00f6re \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 alt sistemler olan, yani ekonomik, siyasal ve sosyo-k\u00fclt\u00fcrel nedenlere ba\u011fl\u0131 bulunan ve sistem krizleri olarak isimlendirilen iki \u00e7e\u015fit kriz vard\u0131r: \u2018Ekonomik Kriz\u2019, \u2018Rasyonalite Krizi.\u2019 Bu krizler de kimlikleri temelinde ikiye ayr\u0131l\u0131r: \u2018Me\u015fruiyet Krizleri\u2019 ve \u2018Motivasyon Krizi.\u2019<\/p>\n<p>Habermas\u2019a g\u00f6re, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kapitalist toplumlar bu d\u00f6rt ihtimalden birisi olan kriz e\u011filimlerinin tehdidi ve tehlikesi alt\u0131ndad\u0131r. Bu durum asl\u0131nda kapitalist toplumun temel \u00e7eli\u015fkisinin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir sonucudur. \u00d6yle ki, di\u011fer fakt\u00f6rler e\u015fit oldu\u011funda, ya t\u00fcketilebilir de\u011ferler gerekli miktarda \u00fcretilmedi\u011fi i\u00e7in ekonomik kriz vard\u0131r veya gelecekteki rasyonel kararlar gerekli miktarda al\u0131nmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in rasyonalite krizi vard\u0131r veya genel motivasyon gerekli miktarda \u00fcretilmedi\u011fi i\u00e7in me\u015fruiyet krizi vard\u0131r; ya da faaliyet motivasyonunun anlam\u0131 gerekli miktarda yarat\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in motivasyon krizi vard\u0131r. Buradaki gerekli miktarda ifadesi, alt sistem \u00fcr\u00fcnleri anlam\u0131nda \u00f6l\u00e7\u00fcy\u00fc ve miktar\u0131 ifade eder: ki bunlar \u2018de\u011fer, idari karar, me\u015fruiyet ve anlam\u2019d\u0131r.<\/p>\n<p>Habermas, Marks\u2019\u0131n geli\u015fmi\u015f kapitalist toplumlar\u0131n krize e\u011filimli olduklar\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne kat\u0131lmakla birlikte, bu krizin ekonomik alandan daha ziyade d\u00fc\u015f\u00fcnce ve siyaset alan\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131, bu ba\u011flamda, devletin ekonomik sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zse dahi, me\u015fruiyete ve motivasyona dair sorunlarla ve krizlerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesindedir.<\/p>\n<p>Yine Marks\u2019\u0131n kapitalizmin sonunu ekonomik krizin getirece\u011fi y\u00f6n\u00fcndeki \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcne kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan Habermas,\u00a0ge\u00e7 kapitalist \u00fclkelerde devletin bu \u00e7e\u015fit bir krizi geciktirmek ve \u00f6nlemek i\u00e7in araya girebilece\u011fini ve bunda da bir \u00f6l\u00e7\u00fcde ba\u015far\u0131l\u0131 olabilece\u011fini ileri s\u00fcrer. Ona g\u00f6re burjuvazinin \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda hareket edecek ve onun g\u00fcc\u00fcn\u00fcn dayand\u0131\u011f\u0131 ekonominin dengede kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flamay\u0131 tercih edecek olan devletin bu politikas\u0131, toplumsal dengeyi bozacak, b\u00f6ylece ekonomik kriz ertelenmi\u015f olacak ve fakat bu durum beraberinde me\u015fruiyet krizini getirecektir.<\/p>\n<p>Nitekim \u0130ngiliz siyaset bilimci Andrew Heywood, Liberte Yay\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan T\u00fcrk\u00e7eye \u00e7evrilerek \u2018Siyaset\u2019 ad\u0131yla yay\u0131nlanan \u2018Politics\u2019 isimli \u00f6zg\u00fcn eserinde, Habermas\u2019\u0131n kapitalist toplumlarda sadece halk\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131 kazanarak siyasi istikrar\u0131 sa\u011flamay\u0131 zorla\u015ft\u0131ran bir dizi kriz e\u011filimlerini tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131na i\u015faret eder. Heywood\u2019a g\u00f6re, bu gerilimin merkezinde kapitalist birikimin mant\u0131\u011f\u0131 ile demokratik siyasetin serbest b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 halk\u0131n bask\u0131s\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eki\u015fmeler ve \u00e7at\u0131\u015fmalar vard\u0131r. Esasen me\u015fruiyet krizinin temelini s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki olu\u015fturur. Zira Habermas\u2019a g\u00f6re, kapitalist ekonomiler, kar pe\u015finde ko\u015fma g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fcn dayatt\u0131\u011f\u0131 ac\u0131mas\u0131z bir yay\u0131lmac\u0131l\u0131k \u00fczerine kuruludur. Bu hususa i\u015faret eden Heywood devamla \u015funlar\u0131 yazar: \u2018Ne var ki, b\u00f6yle bir sistem i\u00e7inde me\u015fruiyeti in\u015fa etme \u00e7abas\u0131 dahilinde siyasi ve toplumsal haklar\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131, sisteme y\u00f6nelik ayn\u0131 \u015fiddette bask\u0131lar\u0131 da beraberinde getirir. \u00d6zellikle halk\u0131n da kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 demokratikle\u015fme s\u00fcreci, toplumsal e\u015fitlik y\u00f6n\u00fcnde oldu\u011fu kadar, toplumsal refah y\u00f6n\u00fcndeki taleplerin de \u00e7o\u011falmas\u0131na yol a\u00e7ar. Buna ba\u011fl\u0131 olarak devletin iktisadi ve toplumsal hayatta sorumluluklar\u0131n\u0131n artmas\u0131 ve vergilendirme ile kamu harcamalar\u0131nda g\u00f6r\u00fclen b\u00fcy\u00fck art\u0131\u015f, kar d\u00fczeylerini s\u0131n\u0131rlamak ve te\u015febb\u00fcs\u00fc k\u00f6steklemek suretiyle kapitalist birikimi engellemeye ba\u015flar. Habermas\u2019a g\u00f6re, kapitalist demokrasiler, hem sosyal g\u00fcvenlik ve refah siyasalar\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki talepleri, hem de ki\u015fisel \u00e7\u0131kara dayal\u0131 piyasa ekonomisinin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kal\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131layamaz duruma d\u00fc\u015ferler. Bu durumda, bir yandan halktan gelen bask\u0131lara kar\u015f\u0131 koymaya, di\u011fer yandan ekonomik \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f riskini g\u00f6ze almaya zorlanan bu yap\u0131daki toplumlar i\u00e7in me\u015fruiyetin tesis edilmesi giderek daha da zorla\u015f\u0131r ve hatta sonunda imkans\u0131z hale gelir.\u2019<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n me\u015fruiyet krizleri \u00fczerine olan g\u00f6r\u00fc\u015flerinin \u00f6zelli\u011fi, hem onun de\u011fi\u015fik t\u00fcrdeki kriz e\u011filimlerine olan vurgusunu, hem de kriz fikrinin yer de\u011fi\u015ftirmesi \u00fczerine olan \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerini kapsar.\u00a0 Bu konudaki en b\u00fcy\u00fck zorluk, me\u015fruiyet ile motivasyon krizi aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n son derece belirsiz olmas\u0131d\u0131r. Sonra gelen pozisyon, iki tip krizin ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu, s\u0131ras\u0131yla \u2018genelle\u015fmi\u015f motivasyon\u2019 ve \u2018eylem-motivasyonu anlam\u0131\u2019 aras\u0131ndaki \u2018nadir kaynaklar\u0131n\u2019 a\u00e7\u0131k olan ayr\u0131m\u0131n\u0131n eksikli\u011fini i\u00e7erir. Habermas bunlar\u0131 her ne kadar ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak ortaya koymu\u015f ise de, yine de me\u015fruiyet ve motivasyon krizleri tamamen i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f durumdad\u0131r. Bu ba\u011flamda me\u015fruiyet krizi \u2018genelle\u015ftirilmi\u015f motivasyon\u2019 krizidir. Bu kriz geleneksel \u2018eylem-motivasyonu anlam\u0131n\u0131n\u2019 baltalanmas\u0131na ba\u011fl\u0131 bir krizdir. Motivasyon krizi ise, \u2018kitle sadakatinin\u2019 \u00e7\u00f6kmesinin i\u00e7indeki sorunlar\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 krizdir.<\/p>\n<p>Habermas\u2019a g\u00f6re sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fme, \u2018konu\u015fulan ve hareket edilen konular\u0131n sosyal olarak ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu sosyal kurumlara\u2019 yollamada bulunur. Sosyal sistemler burada \u2018sembolik olarak yap\u0131lanm\u0131\u015f hayat d\u00fcnyalar\u0131\u2019 olarak tasavvur edilir. Birisi, bu perspektiften \u2018toplumun normatif yap\u0131lar\u0131n\u0131, yani de\u011ferlerini ve kurumlar\u0131n\u0131 tematikle\u015ftirebilir.\u2019 Bu durumda olaylar ve durumlar \u2018sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fme i\u015flevlerine ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 a\u00e7\u0131dan\u2019 analiz edilebilir. Habermas, toplumun yeniden \u00fcretim kapasitesinin do\u011frudan do\u011fruya ba\u015far\u0131l\u0131 sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fmelerle ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu hususunda hemfikirdir. Toplumdaki bozukluklar, toplumun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sadece sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fme tehdit edildi\u011finde tehlikeye sokar, yani \u2018normatif yap\u0131lar\u0131n r\u0131za-i temelleri fazlaca zay\u0131flad\u0131\u011f\u0131 zaman toplum anomik, yani ama\u00e7s\u0131z hale gelir.\u2019 Yine Habermas, egemen k\u00fclt\u00fcrel de\u011fer sistemleri ile bireyler taraf\u0131ndan g\u00fcnl\u00fck ya\u015famlar\u0131nda \u00fcretilen anlaml\u0131 yap\u0131lar aras\u0131ndaki fark\u0131 kabul eder.<\/p>\n<p>Sosyal teorinin b\u00fct\u00fcn d\u00fczeylerinde egemen normatif buyruklar\/nizam \u2013 bunlar me\u015fruiyeti sa\u011flamaya dahildir \u2013 ve \u2018anlam\u0131n \u00e7er\u00e7eveleri\u2019 ve toplumdaki insanlar\u0131n saikleri aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131n korunmas\u0131 hususu son derece \u00f6nemlidir. Zira sosyal b\u00fct\u00fcnle\u015fme, siyasal d\u00fczenin tan\u0131nan de\u011feri, yani me\u015fruiyet payla\u015f\u0131lan duygu ku\u015fa\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu zaman, g\u00f6receli olarak istikrarl\u0131 olan her toplum i\u00e7in gerekli bir \u015fart de\u011fildir. A\u00e7\u0131k\u00e7a, baz\u0131 gruplar normatif olarak bir toplumun yeniden \u00fcretmesini sa\u011flamak i\u00e7in h\u00fckmeden siyasal k\u00fclt\u00fcrle b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f durumdad\u0131r. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, baz\u0131 gruplar toplumun yeniden \u00fcretilmesini sa\u011flamak i\u00e7in h\u00fck\u00fcmetin siyasal k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle normatif bir \u015fekilde b\u00fct\u00fcnle\u015febilirler. Toplumun \u00e7o\u011funlu\u011funun ahlaki onay\u0131 bu konuda sorun olu\u015fturmaz. Bununla birlikte, b\u00f6yle bir durum gelecekte, mesela sava\u015f zaman\u0131nda olabilir ve bu durumda egemen gruplar bunu onaylayabilir. Sistemler teorisinden \u00e7ok say\u0131da fikir ve varsay\u0131m, \u2013 eylem teorisinden, yap\u0131salc\u0131l\u0131ktan ve genetik yap\u0131salc\u0131l\u0131ktan olan kavramlar\u0131n birle\u015fiminde \u2013 onun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda genellikle tatminsiz ve \u00e7\u00f6z\u00fclmesi zor bir tarzla i\u00e7 i\u00e7edir. Bu kavramlar, sosyal birle\u015fme ve me\u015fruiyet analizleri i\u00e7in uygun bir \u00e7er\u00e7eve sa\u011flamazlar: sosyal istikrarla ilgili teoriler i\u00e7in i\u00e7selle\u015ftirilmi\u015f de\u011fer \u2013\u00a0norm \u2013 ahlaki uzla\u015fma teoreminin\u2019 ve bunlar\u0131n kal\u0131nt\u0131lar\u0131yla ba\u011flar\u0131 olmayan kavramlar\u0131n geli\u015ftirilmesi gerekir. Burada ihtiya\u00e7 duyulan \u015fey, eylemin \u00fcretimi ve yeniden \u00fcretimi i\u00e7in daha yeterli bir teoriye olan ihtiya\u00e7t\u0131r.<\/p>\n<p>Ekonomik krizin temelinde \u2018kriz e\u011filimlerinin de\u011fer yasas\u0131 \u2013 yani \u00fccretli eme\u011fin sermayeyle de\u011fi\u015fimindeki yap\u0131sal olarak zorunlu dengesizlik \u2013 taraf\u0131ndan belirlendi\u011fini ileri s\u00fcren Ortodoks tez\u2019 bulunur. Habermas, ekonomik krizin do\u011fas\u0131na dair Ortodoks \u00e7\u00f6z\u00fcmleme ile ilgili ele\u015ftirilerinde \u2018artan \u00fcretkenlikle ve h\u00fck\u00fcmetin planlama i\u015flemleriyle ilgili belirli ampirik veri olmaks\u0131z\u0131n b\u00f6yle bir kriz ihtimalinin saptanamayaca\u011f\u0131n\u0131\u2019 ifade eder.\u00a0 Ona g\u00f6re, \u2018bu veriler krizin yaln\u0131zca ekonomik y\u00f6nden \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesinin yeterli olmayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Ekonomik krizden sak\u0131nmak, ancak devletin faaliyetlerini art\u0131rmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ne var ki, devletin bu y\u00f6ndeki faaliyetleri giderek rasyonellik krizi ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda tart\u0131\u015f\u0131lan kendi kriz e\u011filimlerini \u00fcretir.\u2019<\/p>\n<p>Habermas\u2019a g\u00f6re rasyonellik krizi, \u2018meta \u00fcretiminin anar\u015fik ve planlanmam\u0131\u015f do\u011fas\u0131n\u0131n, \u00e7e\u015fitli politik emirleri sonucunu do\u011furacak \u015fekilde y\u00f6netsel sisteme ge\u00e7irilmesinden kaynaklan\u0131r.\u2019 Bu durum devlet ve birikim s\u00fcrecinin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 rollerinin bir sonucudur. \u00d6yle ki, kolektif bir kapitalist gibi davranan devlet, bir yandan birikim s\u00fcrecini korurken, di\u011fer yandan yat\u0131r\u0131m serbestli\u011fini ortadan kald\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, rekabet eden bireysel sermayeler kolektif iradeyi olu\u015fturamaz. Bu durumda, sermayenin par\u00e7alanm\u0131\u015f \u00e7\u0131karlar\u0131, rekabet\u00e7i politik kararlar\u0131n al\u0131nmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bask\u0131da bulunur. Bu da toplumun genel \u00e7\u0131karlar\u0131na ters d\u00fc\u015fer. Buna ba\u011fl\u0131 olarak, devlet tutarl\u0131 ve istikrarl\u0131 planlama tedbirleri alamaz, alsa dahi bunlar\u0131 y\u00fcr\u00fctemez ve dolay\u0131s\u0131yla rasyonellik a\u00e7\u0131\u011f\u0131na, di\u011fer bir deyi\u015fle rasyonalite krizine s\u00fcr\u00fcklenir.<\/p>\n<p>Habermas genel olarak bu tespitlere kat\u0131lmakla birlikte, bunlara kar\u015f\u0131 \u00fc\u00e7 y\u00f6nden itirazda bulunur. Bu itirazlardan birincisi, devletin \u00e7eli\u015fkili bir \u00e7evreye kendisini uyarlama yetene\u011finin veya yeteneksizli\u011finin \u00f6nceden yarg\u0131lanamayaca\u011f\u0131na y\u00f6neliktir. \u0130kincisi, devletin kendi \u00e7at\u0131\u015fan politika se\u00e7eneklerini kendi al\u0131c\u0131lar\u0131na sunmak suretiyle, s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa muhtemel bir uzla\u015fma alan\u0131 a\u00e7ma olana\u011f\u0131na sahip bulundu\u011fu hususudur. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ise, devletin bilin\u00e7li olarak kendi ama\u00e7lar\u0131n\u0131 ve alternatiflerini \u00fcretebilme yetene\u011fine sahip oldu\u011funa ve dolay\u0131s\u0131yla \u00f6nceden \u00f6ng\u00f6r\u00fclemeyen sorunlar\u0131n tuza\u011f\u0131na d\u00fc\u015fmeyece\u011fine ili\u015fkindir.<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n motivasyon kriziyle ilgili tespit ve de\u011ferlendirmelerine ge\u00e7meden \u00f6nce, motivasyon kavram\u0131 \u00fczerine baz\u0131 a\u00e7\u0131klamalarda bulunmakta yarar vard\u0131r. \u015e\u00f6yle ki, psikolojinin, sosyo-psikolojinin ve sosyolojinin ilgi alan\u0131na giren motivasyon kavram\u0131n\u0131n s\u00f6zl\u00fck anlam\u0131 \u2018bir \u015feyi veya bir \u015feyleri yapmaya kar\u015f\u0131 duyulan arzudur\u2019. Yani motivasyon, bir \u015feyi veya bir \u015feyleri yapmak konusunda bizi harekete ge\u00e7iren enerjidir. Bu enerji, bireysel veya toplumsal tercihleri, arzular\u0131, d\u00fcrt\u00fcleri, meraklar\u0131, ihtiya\u00e7lar\u0131, ilgileri kapsar. Buna g\u00f6re ve g\u00fcnl\u00fck kullan\u0131m\u0131 ba\u011flam\u0131nda, motivasyon, insan\u0131n bir \u015feyi veya bir \u015feyleri yapmas\u0131n\u0131n nedenini olu\u015fturur. Zira motivasyon kavram\u0131, insan davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 tetikler, y\u00f6nlendirir ve devam ettirir. Esasen Latince olan bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn k\u00f6keni, Latincede \u2018harekete ge\u00e7mek\u2019 anlam\u0131na gelen \u2018movere\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Ge\u00e7 kapitalizmin genel geli\u015fiminin ve \u00f6zelde devletin daha \u00f6nceden sosyo-k\u00fclt\u00fcrel alan\u0131n \u00f6zel kaynaklar\u0131na artan sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n motivasyon olu\u015fumunun kal\u0131plar\u0131n\u0131 \u00f6nemli derecede de\u011fi\u015ftirdi\u011fini ileri s\u00fcren Habermas\u2019a g\u00f6re, bu e\u011filimin s\u00fcrmesi bir motivasyon krizine yol a\u00e7acak ve bu kriz devletin kar\u015f\u0131layamayaca\u011f\u0131 taleplerle sonu\u00e7lanacakt\u0131r. Zira ge\u00e7 kapitalist toplumlarda ba\u015fl\u0131ca motivasyon sendromu, Habermas\u2019\u0131n nitelemesiyle bir \u2018burjuva \u00f6zelcili\u011fi\u2019dir. Burada \u00f6zelcilikle kastedilen husus, toplumsal sistemin \u00e7\u0131kt\u0131lar\u0131na y\u00f6nelik y\u00fcksek ilgi, karar ve me\u015frula\u015ft\u0131rma s\u00fcre\u00e7leriyle ilgili girdiye y\u00f6nelik d\u00fc\u015f\u00fck ilgidir.\u00a0 Esasen Habermas\u2019ta bu motivasyon y\u00f6neliminin sistematik olarak \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrer.<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n pozisyonu, \u00f6zde ileri kapitalizmin genel geli\u015fmesi ve \u00f6zelde devletin vaktiyle \u00f6zel alana sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n artmas\u0131yla birlikte motivasyon formasyonu modelini epeyce de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Bu e\u011filimin devam\u0131, onun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, mevcut taleplerin ve taahh\u00fctlerin yerinden oynat\u0131lmas\u0131na \u00f6nc\u00fcl\u00fck edecektir. Habermas bu konular\u0131 \u2018me\u015fruiyet krizleri\u2019 ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda analiz etmemi\u015f, fakat \u2018motivasyon krizleri\u2019 ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda analiz etmi\u015ftir. Habermas\u2019\u0131n \u2018Ben motivasyon krizini, sosyo-k\u00fclt\u00fcrel sistemin sonucunu\/\u00e7\u0131kt\u0131s\u0131n\u0131n, bir t\u00fcr yolla devlet ve sosyal emek sistemi i\u00e7in i\u015flevsiz hale geldi\u011fi zaman konu\u015furum.\u2019 demesi ondand\u0131r.<\/p>\n<p>Motivasyon krizinin incelenmesi karma\u015f\u0131kt\u0131r. Motivasyonun iki b\u00fcy\u00fck modeli kapitalist toplumlarda sosyo-k\u00fclt\u00fcrel sistem taraf\u0131ndan \u00fcretilir.\u00a0 Habermas\u2019a g\u00f6re bunlar, medeni ve aileye ait mesleki \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131d\u0131r. Medeni \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131, siyasal sistemdeki sonucunu bireysel \u00e7\u0131kar i\u00e7inde do\u011furur ve bunlar performans\u0131 y\u00f6nlendirir ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr, ancak bu, bir \u00f6l\u00e7\u00fcde de olsa k\u00fc\u00e7\u00fck bir kat\u0131l\u0131m\u0131 talep eder. Aileye ait mesleki \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131, bir yandan aile odakl\u0131 davran\u0131\u015fsal model merkezli dinlenme ve bo\u015f zaman \u00fczerine ve di\u011fer yandan stat\u00fc rekabetine do\u011fru kariyer \u00e7\u0131kar\u0131 odakl\u0131 destekte bulunur. Her iki modelde, sistemin kendi mevcut kurumlar\u0131 alt\u0131nda s\u00fcrmesi i\u00e7in gereklidir. Habermas, bu motivasyonel temellerin kavranabilen kriz e\u011filimlerini bir yolla sistemli olarak a\u015f\u0131nd\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrer. Bu arg\u00fcman iki tezi i\u00e7erir: (1) Bu motivasyonlar\u0131 \u00fcreten gelenekler a\u015f\u0131nm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r; (2) Normatif yap\u0131lar\u0131n geli\u015fmesinin mant\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131nm\u0131\u015f yap\u0131lar\u0131n i\u015flevsel olarak ve e\u015fit \u015fekilde yer de\u011fi\u015ftirmelerini \u00f6nler.<\/p>\n<p>\u0130leri kapitalizmin motivasyonel modelleri, Habermas\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, geleneksel kapitalizm \u00f6ncesi unsurlar\u0131n kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 (mesela eski sivik etik, dini gelenek) ve burjuva unsurlar\u0131 (mesela sahiplenen bireycilik ve faydac\u0131l\u0131k) taraf\u0131ndan \u00fcretilir. \u00dcst\u00fc kaplamal\u0131 bu verili gelenek tezleri iki par\u00e7a halinde analiz edilir: (a) burjuva \u00f6ncesi motivasyonel modellerin bile\u015fenleri a\u015f\u0131nm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r; (b) burjuva ideolojisinin \u00e7ekirdek y\u00f6nleri sosyal geli\u015fme taraf\u0131ndan ayn\u0131 \u015fekilde y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f bulunmal\u0131d\u0131r. Habermas, bu tezlerin sadece ge\u00e7ici \u015fekilde ve deneme olarak teklif edilebilece\u011fini kabul eder.<\/p>\n<p>Geleneksel d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015flerinin (burjuvazi \u00f6ncesi) erozyon s\u00fcreci, genel rasyonelle\u015fme s\u00fcrecinin etkisi olarak ileri s\u00fcr\u00fclebilir. Bu s\u00fcre\u00e7, ba\u015fkaca \u015feyler aras\u0131nda, hayat\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn yorumlanmas\u0131n\u0131n kaybedilmesi ve ahlak\u0131n subjektifli\u011finin ve g\u00f6receli\u011finin art\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde sonu\u00e7lan\u0131r. Bu tezlerle ilgili burjuva ideolojisinin \u00e7ekirdek unsurlar\u0131 y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r. Habermas bu hususta \u00fc\u00e7 fenomeni inceler: \u2018ba\u015far\u0131l\u0131 ideoloji, sahiplenilen bireycilik ve de\u011fi\u015fen de\u011fere y\u00f6nelik oryantasyon.\u2019 Sonsuz rekabet ve ba\u015far\u0131 aray\u0131\u015f\u0131 fikri, insanlar\u0131n pazar\u0131n kapasitesi i\u00e7indeki nadir de\u011ferlerin adil payla\u015f\u0131m kaderini tedricen yitirmeleriyle y\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Zira devletin a\u015f\u0131r\u0131 m\u00fcdahalesi da\u011f\u0131t\u0131m sorunlar\u0131n\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131r, mesela, e\u011fitim d\u00fczeyinin artmas\u0131 mesleki f\u0131rsatla koordine edilemeyen \u00f6zlemleri uyand\u0131r\u0131r. Kolektif ama\u00e7lar\u0131n sadece rekabet\u00e7i izolasyon i\u00e7inde hareket eden \u00f6zel bireyler taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilebilece\u011fi inanc\u0131 olan sahiplenilen bireycilik, devletin geli\u015fmesiyle, onun \u00e7eli\u015fkili i\u015flevleriyle, ta\u015fra hayat\u0131n\u0131n sosyalizasyonun maliyetini ve ama\u00e7lar\u0131n\u0131 zorlamas\u0131n\u0131 baltalam\u0131\u015ft\u0131r. Ek olarak, de\u011fi\u015fim de\u011feri oryantasyonu n\u00fcfusun b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcmlerinde zay\u0131flam\u0131\u015f, (mesela m\u00fcreffeh m\u00fc\u015fteriler, \u00f6\u011frenciler, su\u00e7lular ve hastalar, i\u015fsizler) art\u0131k bunlar\u0131n hayatlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015fim de\u011ferleri i\u00e7in emekleri (\u00fccretleri) vas\u0131tas\u0131yla yeniden \u00fcretmeleri, \u2018pazar\u0131n sosyalizasyon etkilerinin zay\u0131flamas\u0131yla\u2019 birlikte zorla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130kinci tez, yani normatif yap\u0131lar\u0131n geli\u015fmesinin mant\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131nm\u0131\u015f yap\u0131lar\u0131n i\u015flevsel olarak ve e\u015fit \u015fekilde yer de\u011fi\u015ftirmelerini \u00f6nler tezi de ikiye ayr\u0131l\u0131r.\u00a0 Bunlar (a) burjuva ideolojisi gelene\u011finden kalan bakiye \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131 taraf\u0131ndan yok edilenlerin yerini alan unsurlar\u0131 \u00fcretemez, zira (b) burjuva ideolojisinden kalan yap\u0131lar motivasyon olu\u015fumuyla daha hala ilgilidir. Habermas (a) ile ilgili olarak \u00e7a\u011fda\u015f egemen k\u00fclt\u00fcr formasyonunun \u00fc\u00e7 unsuruna e\u011filir: \u2018bilimsellik, auratik (ki\u015finin bireysel enerjisi ile ilgili olmas\u0131) sonras\u0131 veya temsili sanat sonras\u0131 ve evrensel ahlak.\u2019 O, b\u00fct\u00fcn bu alanlar\u0131n i\u00e7inde geli\u015fme mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n bulundu\u011funu, normatif yap\u0131lar\u0131n art\u0131k \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131n\u0131 baltalayan ve ekonomik ve siyasal sistemdeki e\u015fitsizlikleri potansiyel olarak tehdit eden \u015feyin geli\u015fen bu ilgiler oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr.<\/p>\n<p>Ancak \u015feyler \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet hakk\u0131n\u0131n baltalanmas\u0131 bir motivasyon krizinin olu\u015fmas\u0131n\u0131 mutlak olarak gerektirmez.\u00a0 E\u011fer motivasyon ekonomik ve siyasal sistem i\u00e7in geli\u015fmekte olan yap\u0131lar\u0131n i\u015flevsizli\u011fi taraf\u0131ndan \u00fcretilmi\u015f ise, krizden sak\u0131nman\u0131n bir yolu, sosyo-k\u00fclt\u00fcrel sistem ile siyasal-ekonomik sistemin birbirlerinden ayr\u0131lmalar\u0131 olabilir, b\u00f6ylece sonraki (g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde) art\u0131k \u00f6ncekine ba\u011fl\u0131 olmaz. Habermas\u2019\u0131n ileri s\u00fcrd\u00fcklerinin temeli, bireylerin artan \u015fekilde \u00fcretece\u011fi motivasyon normunun sosyal realitelerin rasyonel do\u011frulanmas\u0131n\u0131 talep etmeleri \u00fczerinedir. Bir tarafta, e\u011fer bu t\u00fcr bir do\u011frulama sistemin me\u015frula\u015ft\u0131rma mekanizmalar\u0131 taraf\u0131ndan sa\u011flanamazsa veya di\u011fer tarafta de\u011fer da\u011f\u0131t\u0131m\u0131n \u00fczerinden sat\u0131n al\u0131namazsa, sistem kendisini s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in yeterli bir motivasyon bulamayacakt\u0131r ve bu durumda muhtemel sonu\u00e7 bir de\u011fer krizinin do\u011fmas\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu veri ve kabullere g\u00f6re, Habermas\u2019\u0131n ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7, kendi verili kriz e\u011filimlerine g\u00f6re, kapitalizmin mevcut \u015feklini s\u00fcrd\u00fcremeyece\u011fi y\u00f6n\u00fcndedir. E\u011fer Habermas\u2019\u0131n arg\u00fcmanlar\u0131 do\u011fru ise, bu durumda kapitalizm bir t\u00fcr \u2018Cesur Yeni D\u00fcnya\u2019ya evrilmeyece\u011fi gibi, alt\u0131nda yatan s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkisinin de \u00fcstesinden gelemeyecektir. Kapitalizmin alt\u0131nda yatan s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkisinin \u00fcstesinden gelmesi, Habermas\u2019a g\u00f6re yeni bir organizasyon ilkesinin benimsenmesini gerektirir. Bu t\u00fcr bir ilke kat\u0131l\u0131mc\u0131 demokrasi sistemi i\u00e7ine yerle\u015ftirilmi\u015f olan evrensel ahlak kapsam\u0131ndad\u0131r ki, bu retorik irade olu\u015fumu i\u00e7in bir f\u0131rsatt\u0131r.<\/p>\n<p>Habermas\u2019\u0131n \u015fu andaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ise, ileri kapitalizmin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm \u015fanslar\u0131 sorunlar\u0131 hakk\u0131nda inand\u0131r\u0131c\u0131 \u015fekilde karar vermenin hi\u00e7bir yolunun olmad\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcndedir.\u00a0 O, ekonomik krizin s\u00fcrekli olarak \u00f6nlenme ihtimalini g\u00f6zden uzak tutmaz; ona g\u00f6re e\u011fer durum buysa, kendisini sermaye kullan\u0131m\u0131 bask\u0131s\u0131 olarak ileri s\u00fcren \u00e7eli\u015fkili direktif zorunluluklar\u0131 bir dizi ba\u015fka kriz e\u011filimlerini \u00fcretir. Bu, ekonomik krizlerden sak\u0131n\u0131lacakt\u0131r demek de\u011fildir, ancak Habermas\u2019\u0131n ifade etti\u011fi gibi \u2018mant\u0131ken gerekli\u2019 hi\u00e7bir nedenin sistemin neden krizlerin etkilerini onlar\u0131n kendilerini tek bir alt sistem i\u00e7inde a\u00e7\u0131k\u00e7a belli ettikleri halde hafifletmemesinin orada bulunmas\u0131ndand\u0131r. Tek bir alt sistem i\u00e7indeki krizlerin kontrol edilmesinin sonu\u00e7lar\u0131, sadece birinin di\u011feriyle \u00e7eli\u015fmesi durumunda yer de\u011fi\u015ftirmenin ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn geni\u015flemesinin ba\u015far\u0131lmas\u0131d\u0131r. Sunulan, kriz e\u011filimlerinin tipolojisidir, onlar\u0131n geli\u015fmesinin mant\u0131\u011f\u0131d\u0131r ve kesinlikle sistemin kimli\u011finin sadece bireysel anatominin maliyetiyle korunabilece\u011fi varsay\u0131m\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Devlet faaliyetlerinin ekonomide ve di\u011fer sosyal alanlarda art\u0131\u015f\u0131, \u00e7a\u011fda\u015f kapitalizmin en karakteristik \u00f6zelliklerinden birisidir. Ekonomik krizlerden sak\u0131n\u0131lmas\u0131n\u0131n yarar\u0131, h\u00fck\u00fcmetin ve devletin \u00fcretim maliyetlerinin artmas\u0131ndaki pay\u0131 omuzlamas\u0131d\u0131r. Ancak devletin kararlar\u0131 sadece ekonomik de\u011ferlendirmelere dayanmamaktad\u0131r. Devlet bir tarafta birikim s\u00fcrecinin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi g\u00f6revine sahip iken, di\u011fer tarafta belirli bir \u2018kitle sadakati\u2019 d\u00fczeyini korumak zorundad\u0131r. Sistemin fonksiyonel olmas\u0131 amac\u0131yla, yasalara, kurallara vs.ye genel bir itaat olmal\u0131d\u0131r. Yine bu itaat s\u0131n\u0131rl\u0131 bir \u00f6l\u00e7\u00fcde cebirle g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nabilir, toplumlar liberal ilkelere g\u00f6re hareket etmek iddias\u0131ndad\u0131r, temsili demokrasi adalet, e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ilkelerine ba\u011fl\u0131 bir inanc\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yayg\u0131n oldu\u011fu bir sisteme daha \u00e7ok ba\u011fl\u0131d\u0131r. O nedenle, kapitalist sistem birikim s\u00fcrecine destek olacak \u015fekilde bir yol izlemeli ve ayn\u0131 zamanda yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rtmek i\u00e7in kendisinin d\u00fcr\u00fcst ve adil imaj\u0131n\u0131 koruyacak \u015fekilde hareket etmelidir. E\u011fer kitle sadakati tehdit alt\u0131ndaysa, me\u015fruiyet krizine do\u011fru bir e\u011filim var demektir.<\/p>\n<p>Ge\u00e7 kapitalizmde, idari sistemin geleneksel olarak \u00f6zel alana tahsis edilmi\u015f olan alanlara do\u011fru geni\u015flemesiyle, sosyal kader s\u00fcrecini sevmeyi ayd\u0131nlatmak amac\u0131yla a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bir ilerleme vard\u0131r. Devletin ekonomiye, e\u011fitime ve ba\u015fkaca \u015feylere olan a\u015f\u0131r\u0131 m\u00fcdahalesi, devletin ilgisini, tercih etme, planlama ve kontrol etme sorunlar\u0131na y\u00f6neltmi\u015ftir. Buna ba\u011fl\u0131 olarak \u2018devlet eli\u2019, \u2018liberal kapitalizmin elinden\u2019 daha fazla g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ve anla\u015f\u0131l\u0131r olmu\u015ftur. Hayat\u0131n \u00e7ok daha fazla alan\u0131 genel n\u00fcfus taraf\u0131ndan politize edilmi\u015f olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f, yani onun (h\u00fck\u00fcmet arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla) potansiyel kontrol\u00fc alt\u0131na girmi\u015f \u015fekilde kabul edilmi\u015ftir. Bu geli\u015fme, s\u0131rayla her zamankinden daha fazla devlet \u00fczerindeki talepleri, mesela, kararlar \u00fczerindeki kat\u0131l\u0131m\u0131 ve m\u00fczakereyi te\u015fvik etmi\u015ftir. Me\u015fruiyet krizinin alt\u0131nda yatan nedeni, Habermas, a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiyi tercihan: \u2018nihai analizde\u2026me\u015fruiyet eksikli\u011finin kayna\u011f\u0131 s\u0131n\u0131f yap\u0131s\u0131d\u0131r\u2019 \u015feklinde a\u00e7\u0131klar. Oysa devlet, sistemli olarak di\u011ferinin avantaj\u0131na hareket ederken bir s\u0131n\u0131f\u0131n ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumal\u0131d\u0131r. Devletin faaliyeti geni\u015fler ve onun sosyal realiteyi kontrol rol\u00fc daha saydam hale gelirken, bu sistematik ili\u015fkinin maruz kalaca\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir tehlike vard\u0131r. Bu t\u00fcr bir maruz kalma, sadece sistem \u00fczerindeki talepleri art\u0131rabilir. Devlet bu taleplere sadece daha ileri tehlikeli g\u00f6steriler, bunun do\u011fas\u0131n\u0131n demokratik olmamas\u0131 durumunda kay\u0131ts\u0131z kalabilir. \u015eimdiye kadar ki arg\u00fcmanlar, sadece ileri kapitalist devletin deneyimlerinin me\u015fruiyet problemleriyle ba\u015f edebilece\u011fini g\u00f6stermi\u015ftir. \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019ndan bu yana, Bat\u0131 kapitalizmi kendi yolunu me\u015fruiyet zorluklar\u0131n\u0131n (mali siyasa, hizmet tedariki vs. vas\u0131tas\u0131yla) d\u0131\u015f\u0131ndan sat\u0131n alabilecek g\u00fcce sahip olarak s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Devlet \u00fczerindeki talep, onun mallar\u0131 teslim etme yetene\u011fini ge\u00e7erken, kriz b\u00f6ylece yarat\u0131lm\u0131\u015f olur. Kendi arg\u00fcman\u0131n\u0131 tamamlamak amac\u0131yla, bundan dolay\u0131 ve bunu g\u00f6stermek i\u00e7in, Habermas, ileri kapitalizmin kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fu krizleri merkezi bir \u015fekil olarak \u2018sosyal kimlik\u2019 krizinde arar.<\/p>\n<p>Peki! Siyasi istikrar\u0131, egemenli\u011fi, rejimin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na alan en \u00f6nemli etken olan me\u015fruiyet tehlikeye girdi\u011finde ne yapmak gerekir?<\/p>\n<p>Bu konuda iki yol vard\u0131r: Birincisi, otokrat veya totaliter bir yolla toplumu bast\u0131rmak suretiyle kitleleri siyasetin d\u0131\u015f\u0131nda tutmak, bireyleri ifade ara\u00e7lar\u0131ndan yoksun b\u0131rakmakt\u0131r. Ki bu, me\u015fruiyet veya ekonomik veya rasyonalite veya motivasyon krizini f\u0131rsata \u00e7evirmekten ve y\u00f6netmekten aciz basiretsiz siyasal iktidarlar\u0131n tercih edece\u011fi bir yoldur ve sonu h\u00fcsrand\u0131r.<\/p>\n<p>Ne yaz\u0131k ki, krizler i\u00e7inde seyreden T\u00fcrkiye\u2019nin tercih etti\u011fi yol budur.<\/p>\n<p>\u0130kincisi ise, T\u00fcrkiye\u2019nin \u00e7ok uza\u011f\u0131na d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc geni\u015f kapsaml\u0131 bir siyasi, sosyal ve ekonomik de\u011fi\u015fimin yolunu tutmak, demokratikle\u015fmeyi kurumla\u015ft\u0131rma y\u00f6n\u00fcnde ad\u0131mlar atmak, bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin alan\u0131 geni\u015fletmek ve bunlar\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na alacak \u015fekilde tahkim etmek, hukuku egemen k\u0131lmak, yarg\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flamakt\u0131r.<\/p>\n<p>Zira de\u011fi\u015fim hem bireysel hem de siyasal hayat\u0131n en \u00f6nemli \u00f6zelliklerinden ve her t\u00fcrl\u00fc krizi a\u015fmaya yarayan f\u0131rsatlar\u0131ndan birisidir. Bunu sa\u011flaman\u0131n en etkili ara\u00e7lar\u0131 ise: demokratikle\u015fme, hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin alan\u0131n\u0131 geni\u015fletme, hukuku egemen k\u0131lma, yarg\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tesis etmektir. Esasen Paulo Coelho\u2019nun dedi\u011fi gibi \u2018Gitmeye de\u011fer yerlerin kestirmesi yoktur.\u2019 Demokrasiye, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe, hukuka, yarg\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131na giden yolun da kestirmesi yoktur. Hi\u00e7 dolanmadan, oraya buraya sapmadan, onu bunu su\u00e7lamadan ve dahi yalpalamadan, o yolu y\u00fcr\u00fcmek, o yolda gitmek gerekir.\u00a0Hukuki Haber<\/p>\n<p>Haberin Al\u0131nt\u0131land\u0131\u011f\u0131 Kaynak: www.hukukihaber.net<\/p>","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u2018Gitmeye de\u011fer yerlerin kestirmesi yoktur.\u2019 Paulo Coelho Etimolojik k\u00f6keni itibar\u0131yla ve en basit tan\u0131m\u0131yla demokrasi halk\u0131n egemenli\u011fi demektir. Demokrasiyi, tek bir ki\u015finin egemenli\u011fi olan monar\u015fiden, en iyinin egemenli\u011fi anlam\u0131na gelen aristokrasiden, az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n egemenli\u011fi olarak tan\u0131mlanan oligar\u015fiden ay\u0131rt eden \u00f6zelli\u011fi budur. Demokrasinin yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen y\u00f6netim bi\u00e7imlerinden farkl\u0131 olan \u00f6nemli bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi ise negatif karakteridir. Zira \u00e7o\u011funlu\u011fun egemenli\u011fi olan demokrasi, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kimin y\u00f6netece\u011finin belirlenmesinden, halk\u0131 y\u00f6netime ortak etmenin ve iktidar\u0131n me\u015fruiyetinin kayna\u011f\u0131 olan se\u00e7imden daha fazla \u015feyleri ifade eder. Ki bunlar\u0131n en ba\u015f\u0131nda: halk\u0131 zorbal\u0131ktan korumak ve \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131, yani kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ilkesi; y\u00f6netimde keyfili\u011fi \u00f6nlemek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n hukukla ba\u011flanmas\u0131, yani anayasac\u0131l\u0131k: devletin asli g\u00f6revlerinden olan adaleti sa\u011flayacak ba\u011f\u0131ms\u0131z ve tarafs\u0131z yarg\u0131 organ\u0131n\u0131n hayat verece\u011fi ve devletin di\u011fer organlar\u0131n\u0131n her ko\u015fulda ba\u011fl\u0131 olaca\u011f\u0131 hukukun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ilkesi; farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerin ve inan\u00e7lar\u0131n kurucu unsur olarak kabul edilmesi; bunun gere\u011fi olarak az\u0131nl\u0131kta olanlar\u0131n hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerine sayg\u0131 duyulmas\u0131 ile bunlar\u0131n korunmas\u0131; siyasi ve ahlaki e\u015fitlik \u00fczerine kurulu politikalar\u0131n takip edilmesi; idari ve mali y\u00f6nden \u015feffaf bir y\u00f6netimin olmas\u0131 gelir. T\u00fcrkiye\u2019yi s\u00fcratle demokrasiden, hukuktan, hukuk devleti olmaktan uzakla\u015ft\u0131ran, devleti ve siyasal iktidar\u0131 ki\u015fiselle\u015ftiren b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n, siyasal ve hukuksal alana bir yans\u0131mas\u0131 vard\u0131r. Bu yans\u0131man\u0131n siyaset dilindeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u2018me\u015fruiyet krizi\u2019dir. Latince &hellip;<\/p>","protected":false},"author":3,"featured_media":0,"comment_status":"","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[27],"tags":[],"class_list":["post-48144","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hukukihaber"],"acf":[],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v26.6 (Yoast SEO v27.1.1) - https:\/\/yoast.com\/product\/yoast-seo-premium-wordpress\/ -->\n<title>ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130! - Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"ru_RU\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130!\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u2018Gitmeye de\u011fer yerlerin kestirmesi yoktur.\u2019 Paulo Coelho Etimolojik k\u00f6keni itibar\u0131yla ve en basit tan\u0131m\u0131yla demokrasi halk\u0131n egemenli\u011fi demektir. Demokrasiyi, tek bir ki\u015finin egemenli\u011fi olan monar\u015fiden, en iyinin egemenli\u011fi anlam\u0131na gelen aristokrasiden, az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n egemenli\u011fi olarak tan\u0131mlanan oligar\u015fiden ay\u0131rt eden \u00f6zelli\u011fi budur. Demokrasinin yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen y\u00f6netim bi\u00e7imlerinden farkl\u0131 olan \u00f6nemli bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi ise negatif karakteridir. Zira \u00e7o\u011funlu\u011fun egemenli\u011fi olan demokrasi, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kimin y\u00f6netece\u011finin belirlenmesinden, halk\u0131 y\u00f6netime ortak etmenin ve iktidar\u0131n me\u015fruiyetinin kayna\u011f\u0131 olan se\u00e7imden daha fazla \u015feyleri ifade eder. Ki bunlar\u0131n en ba\u015f\u0131nda: halk\u0131 zorbal\u0131ktan korumak ve \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131, yani kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ilkesi; y\u00f6netimde keyfili\u011fi \u00f6nlemek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n hukukla ba\u011flanmas\u0131, yani anayasac\u0131l\u0131k: devletin asli g\u00f6revlerinden olan adaleti sa\u011flayacak ba\u011f\u0131ms\u0131z ve tarafs\u0131z yarg\u0131 organ\u0131n\u0131n hayat verece\u011fi ve devletin di\u011fer organlar\u0131n\u0131n her ko\u015fulda ba\u011fl\u0131 olaca\u011f\u0131 hukukun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ilkesi; farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerin ve inan\u00e7lar\u0131n kurucu unsur olarak kabul edilmesi; bunun gere\u011fi olarak az\u0131nl\u0131kta olanlar\u0131n hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerine sayg\u0131 duyulmas\u0131 ile bunlar\u0131n korunmas\u0131; siyasi ve ahlaki e\u015fitlik \u00fczerine kurulu politikalar\u0131n takip edilmesi; idari ve mali y\u00f6nden \u015feffaf bir y\u00f6netimin olmas\u0131 gelir. T\u00fcrkiye\u2019yi s\u00fcratle demokrasiden, hukuktan, hukuk devleti olmaktan uzakla\u015ft\u0131ran, devleti ve siyasal iktidar\u0131 ki\u015fiselle\u015ftiren b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n, siyasal ve hukuksal alana bir yans\u0131mas\u0131 vard\u0131r. Bu yans\u0131man\u0131n siyaset dilindeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u2018me\u015fruiyet krizi\u2019dir. Latince &hellip;\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2025-04-05T10:34:00+00:00\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Hukuki Haber.net\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"\u041d\u0430\u043f\u0438\u0441\u0430\u043d\u043e \u0430\u0432\u0442\u043e\u0440\u043e\u043c\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Hukuki Haber.net\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"\u041f\u0440\u0438\u043c\u0435\u0440\u043d\u043e\u0435 \u0432\u0440\u0435\u043c\u044f \u0434\u043b\u044f \u0447\u0442\u0435\u043d\u0438\u044f\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"54 \u043c\u0438\u043d\u0443\u0442\u044b\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/\"},\"author\":{\"name\":\"Hukuki Haber.net\",\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/person\/001a271de994a0aa3f90eea084424822\"},\"headline\":\"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130!\",\"datePublished\":\"2025-04-05T10:34:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/\"},\"wordCount\":10754,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Hukuki Haberler\"],\"inLanguage\":\"ru-RU\"},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/\",\"url\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/\",\"name\":\"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130! - Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#website\"},\"datePublished\":\"2025-04-05T10:34:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"ru-RU\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Home\",\"item\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130!\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#website\",\"url\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/\",\"name\":\"Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l\",\"description\":\"Avukat Deniz Can K\u0131z\u0131l Antalya Barosu\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#organization\"},\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"ru-RU\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#organization\",\"name\":\"Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l\",\"url\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"ru-RU\",\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/wp-content\/uploads\/2024\/10\/siyah-logo-svg.svg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/denizcankizil.tr\/wp-content\/uploads\/2024\/10\/siyah-logo-svg.svg\",\"width\":1080,\"height\":1080,\"caption\":\"Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/logo\/image\/\"}},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/person\/001a271de994a0aa3f90eea084424822\",\"name\":\"Hukuki Haber.net\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"ru-RU\",\"@id\":\"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/57d8a49151495586611a149d29fc42865b951dc053a84709a3172ccb5abf3118?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/57d8a49151495586611a149d29fc42865b951dc053a84709a3172ccb5abf3118?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Hukuki Haber.net\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/www.hukukihaber.net\"],\"url\":\"https:\/\/www.hukukihaber.net\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130! - Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/","og_locale":"ru_RU","og_type":"article","og_title":"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130!","og_description":"\u2018Gitmeye de\u011fer yerlerin kestirmesi yoktur.\u2019 Paulo Coelho Etimolojik k\u00f6keni itibar\u0131yla ve en basit tan\u0131m\u0131yla demokrasi halk\u0131n egemenli\u011fi demektir. Demokrasiyi, tek bir ki\u015finin egemenli\u011fi olan monar\u015fiden, en iyinin egemenli\u011fi anlam\u0131na gelen aristokrasiden, az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n egemenli\u011fi olarak tan\u0131mlanan oligar\u015fiden ay\u0131rt eden \u00f6zelli\u011fi budur. Demokrasinin yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen y\u00f6netim bi\u00e7imlerinden farkl\u0131 olan \u00f6nemli bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi ise negatif karakteridir. Zira \u00e7o\u011funlu\u011fun egemenli\u011fi olan demokrasi, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kimin y\u00f6netece\u011finin belirlenmesinden, halk\u0131 y\u00f6netime ortak etmenin ve iktidar\u0131n me\u015fruiyetinin kayna\u011f\u0131 olan se\u00e7imden daha fazla \u015feyleri ifade eder. Ki bunlar\u0131n en ba\u015f\u0131nda: halk\u0131 zorbal\u0131ktan korumak ve \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lmas\u0131, yani kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ilkesi; y\u00f6netimde keyfili\u011fi \u00f6nlemek i\u00e7in siyasi iktidar\u0131n hukukla ba\u011flanmas\u0131, yani anayasac\u0131l\u0131k: devletin asli g\u00f6revlerinden olan adaleti sa\u011flayacak ba\u011f\u0131ms\u0131z ve tarafs\u0131z yarg\u0131 organ\u0131n\u0131n hayat verece\u011fi ve devletin di\u011fer organlar\u0131n\u0131n her ko\u015fulda ba\u011fl\u0131 olaca\u011f\u0131 hukukun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ilkesi; farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerin ve inan\u00e7lar\u0131n kurucu unsur olarak kabul edilmesi; bunun gere\u011fi olarak az\u0131nl\u0131kta olanlar\u0131n hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerine sayg\u0131 duyulmas\u0131 ile bunlar\u0131n korunmas\u0131; siyasi ve ahlaki e\u015fitlik \u00fczerine kurulu politikalar\u0131n takip edilmesi; idari ve mali y\u00f6nden \u015feffaf bir y\u00f6netimin olmas\u0131 gelir. T\u00fcrkiye\u2019yi s\u00fcratle demokrasiden, hukuktan, hukuk devleti olmaktan uzakla\u015ft\u0131ran, devleti ve siyasal iktidar\u0131 ki\u015fiselle\u015ftiren b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n, siyasal ve hukuksal alana bir yans\u0131mas\u0131 vard\u0131r. Bu yans\u0131man\u0131n siyaset dilindeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u2018me\u015fruiyet krizi\u2019dir. Latince &hellip;","og_url":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/","og_site_name":"Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l","article_published_time":"2025-04-05T10:34:00+00:00","author":"Hukuki Haber.net","twitter_card":"summary_large_image","twitter_misc":{"\u041d\u0430\u043f\u0438\u0441\u0430\u043d\u043e \u0430\u0432\u0442\u043e\u0440\u043e\u043c":"Hukuki Haber.net","\u041f\u0440\u0438\u043c\u0435\u0440\u043d\u043e\u0435 \u0432\u0440\u0435\u043c\u044f \u0434\u043b\u044f \u0447\u0442\u0435\u043d\u0438\u044f":"54 \u043c\u0438\u043d\u0443\u0442\u044b"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/#article","isPartOf":{"@id":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/"},"author":{"name":"Hukuki Haber.net","@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/person\/001a271de994a0aa3f90eea084424822"},"headline":"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130!","datePublished":"2025-04-05T10:34:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/"},"wordCount":10754,"publisher":{"@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#organization"},"articleSection":["Hukuki Haberler"],"inLanguage":"ru-RU"},{"@type":"WebPage","@id":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/","url":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/","name":"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130! - Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l","isPartOf":{"@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#website"},"datePublished":"2025-04-05T10:34:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/#breadcrumb"},"inLanguage":"ru-RU","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/hukukihaber\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Home","item":"http:\/\/denizcankizil.tr\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"ME\u015eRU\u0130YET KAVRAMI, \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130 VE ME\u015eRU\u0130YET KR\u0130Z\u0130!"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#website","url":"https:\/\/denizcankizil.tr\/","name":"Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l","description":"Avukat Deniz Can K\u0131z\u0131l Antalya Barosu","publisher":{"@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#organization"},"potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/denizcankizil.tr\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"ru-RU"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#organization","name":"Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l","url":"https:\/\/denizcankizil.tr\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"ru-RU","@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"http:\/\/denizcankizil.tr\/wp-content\/uploads\/2024\/10\/siyah-logo-svg.svg","contentUrl":"http:\/\/denizcankizil.tr\/wp-content\/uploads\/2024\/10\/siyah-logo-svg.svg","width":1080,"height":1080,"caption":"Av. Deniz Can K\u0131z\u0131l"},"image":{"@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/logo\/image\/"}},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/person\/001a271de994a0aa3f90eea084424822","name":"Hukuki Haber.net","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"ru-RU","@id":"https:\/\/denizcankizil.tr\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/57d8a49151495586611a149d29fc42865b951dc053a84709a3172ccb5abf3118?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/57d8a49151495586611a149d29fc42865b951dc053a84709a3172ccb5abf3118?s=96&d=mm&r=g","caption":"Hukuki Haber.net"},"sameAs":["http:\/\/www.hukukihaber.net"],"url":"https:\/\/www.hukukihaber.net\/mesruiyet-kavrami-cesitleri-ve-mesruiyet-krizi"}]}},"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/48144","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/users\/3"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=48144"}],"version-history":[{"count":0,"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/48144\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=48144"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=48144"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/denizcankizil.tr\/ru\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=48144"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}